İzleyemeyen varmış, onları da şöyle alalım.
Fiorentina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fiorentina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deli Rossi
Gönderen
kutay
zaman:
11:22
3 Mayıs 2012 Perşembe
Etiketler:
Fiorentina
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Evlat Görevini Yaptı
Gönderen
kutay
zaman:
12:49
8 Nisan 2012 Pazar
Etiketler:
ac milan,
amauri,
Fiorentina,
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Namağlup Juventus haftalardır ikinci sıradaydı. Son şampiyon Milan ne yaptı ne etti liderliğe çıktı. Ama dün sona erdi liderlik.
Ömer'in Milan'ı, Fırat'ın Fiorentina'sını konuk etti. Milan İbra ile öne de geçti. Herşey güzel gidiyordu San Siro'da.
İkinci yarıda Fiorentina sürprizi yaptı. Önce Jovetiç. Sonra son dakikada Amauri. Fiorentina 2-1 kazanınca Milan, liderlikten oldu. Golü atan isim Amauri olunca olay daha da dikkat çekici bir hal aldı. Eski bir Juventuslu'dan eski takımına kıyak. Evlat görevini yaptı.
Gerçi maç sonunda Amauri, "Juventus'u umursamadım, sadece Fiorentina için oynadım" mealinde birşey dedi ama bu bizim için çok da önemli değil. İlgi çekici hikaye burası çünkü. Amauri'nin geçmişi.
Juventus, Palermo'yu deplasmanda 2-0 mağlup edince, Milan'ın bir puan önüne geçti.
Juventus'un beş maçtır gol yemediğini de yazının sonuna ekleyelim.
Serie A'da Haftanın Değerlendirmesi
EN FARKLI GALİBİYET INTER'DEN :

Önümüzdeki hafta Milan ile dev derbiye çıkacak olan Inter'de durumu kritik bütün oyuncuların dinlendirildiği ikinci yarının ilk maçında Nerazzurriler Parma'yı gole boğarak gönderdi. Yılın bidonlarından olan Diego Milito'nun 2 gol, Motta, Pazzini ve genç Faraoni'nin golleri ile Milano derbisi öncesi moral kazanan Inter artık rakibi Milan'ı bekliyor.
FIORENTINA ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDI :

Gilardino'yu Genoa'ya gönderen ve sakat oyuncuların varlığında Fiorentina'nın yükünü Jovetic'in çekeceğini yazmıştık ve nitekim beklendiği gibi Jovetic'in biri penaltıdan olmak üzere attığı 2 gol Fiorentina'nın bu sezon ilk kez deplasmanda 3 puan almasını sağladı. Ligin ilk yarısında dörtlü savunma ile oynayan Mor Menekşeler Novara deplasmanında ilk kez 3-5-2'yi denedi, 3 puanı 3 golle alarak deplasman fobisine nokta koydu.
HAFTANIN SÜRPRİZİ SIENA'DAN:

Serie A'da haftanın en büyük sürprizi küme düşme korkusu yaşayan Siena'nın kendi evinde ligde zirve iddiası bulunan Lazio'yu 4-0 gibi farklı bir skorla yenmesi oldu. Stadio Artemio Franchi'de oynanan maça damga vuran isimse 2 penaltı veren ve Lazio aleyhinde 1 kırmızı kart çıkartan Gervasoni oldu. Ümit Milli Takımımızın İtalya Ümit Milli Takımı ile oynadığı karşılaşmada harika bir oyun sergileyen ve bunu skora da yansıtan Destro'nun takımını sırtladığı bu maç başkent ekibi Lazio'nun moralini altüst etti.
MILAN SERİYİ BOZDU :

Ligin ilk yarısında Milan, Juventus ve Udinese'nin ardından kendi evinde mağlubiyet yüzü görmeyen Atalanta'nın fişini 1 gol 1 asistle oynayan Zlatan Ibrahimoviç çekti. Sakat ve cezalı oyuncularından neredeyse 11 kuracak olan Milan, Doni'nin tutuklanması ile şok geçiren Atalanta'ya acımadı. Milano derbisi öncesi iki takımın da formda olması harika bir derbi izleyeceğimiz için bizleri heyecanlandırıyor.
TOTTI GERİ DÖNDÜ :

Gerek hocasıyla yaşadığı sorunlar gerekse sakatlık belası yüzünden ligin ilk yarısında parmağını ağzına alarak gol sevincini yaşayamayan Totti, 2011-2012 sezonun ilk gollerini Chievo'ya atarak Roma'ya 3 puanı getirdi.
DI NATALE EFSANELEŞMEYE DEVAM EDİYOR :

Stadio Friuli'de sadece Juventus'a puan kaybeden Udinese, zayıf rakibi Cesena'yı 4-1 mağlup ederek zirve yürüyüşüne kaldığı yerden devam etti. Yeniden milli takıma çağrılan ve son yıllarda gösterdiği performansla adından sıkça söz ettiren kaptan Di Natale'nin attığı 2 gol ayrıca Udinese tarihi açısından çok önemli. Stadio Fruli'de oynanan son 27 maçta 26. golüne imza atan Di Natale, her geçen hafta taraftarların gönlünde taht kurmaya devam ediyor.
DİĞER MAÇLAR :
Ligde kalmak için kendi evindeki maçları en az hasarla atlatmak isteyen Bologna, Avrupa Kupalarında mücadele etmek isteyen Catania'yı Cherubin ve Di Vaio'nun golleri ile 2-0 mağlup ederek 2012'ye iyi bir başlangıç yaptı.
Yeni teknik direktör (Pasquale Marino) ve yeni golcüsü (Gilardino) ile ikinci yarının startını veren Genoa, puan cetvelinde nefesini ensesinde hissettiği Cagliari'ye deplasmanda 3 golle boyun eğerek rakibinin bir basamak altında kaldı. Miguel Veloso, Kaladze ve Palacio'dan yoksun olarak sahaya çıkan Genoa'nın son maçta Napoli karşısında aldığı 6-1'lik farklı mağlubiyetin şokunu atlatamadığı açıkça belli oluyor. Savunmaya acil çözüm şart.
Kümede kalması artık tamamen Allah'a kalan Lecce, ligin namağlup ekibi Juventus karşısında dirense bile Matri'nin golüne engel olamayarak ligin dibindeki yerini perçinledi.
Inter'in 5-0'lık galibiyetini Napoli bu hafta Palermo deplasmanında biraz daha dikkatli olsaydı gölgede bırakabilirdi. 90 dakika boyunca oyunun tek hakimi olan misafir ekibin bu sezonki performansı ilk yarı itibarı ile geçen seneyi mumla aratmıştı ancak güzel oyun ve deplasmanda alınan 3-1'lik galibiyet Napoli'nin daha üst sıralara çıkması için moral olacaktır. Palermo'nun başında Zamparini gibi kıyımcı bir teknik direktör varken bu potansiyele rağmen onları başarılı görmek sanırım zor olacak.

Önümüzdeki hafta Milan ile dev derbiye çıkacak olan Inter'de durumu kritik bütün oyuncuların dinlendirildiği ikinci yarının ilk maçında Nerazzurriler Parma'yı gole boğarak gönderdi. Yılın bidonlarından olan Diego Milito'nun 2 gol, Motta, Pazzini ve genç Faraoni'nin golleri ile Milano derbisi öncesi moral kazanan Inter artık rakibi Milan'ı bekliyor.
FIORENTINA ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDI :

Gilardino'yu Genoa'ya gönderen ve sakat oyuncuların varlığında Fiorentina'nın yükünü Jovetic'in çekeceğini yazmıştık ve nitekim beklendiği gibi Jovetic'in biri penaltıdan olmak üzere attığı 2 gol Fiorentina'nın bu sezon ilk kez deplasmanda 3 puan almasını sağladı. Ligin ilk yarısında dörtlü savunma ile oynayan Mor Menekşeler Novara deplasmanında ilk kez 3-5-2'yi denedi, 3 puanı 3 golle alarak deplasman fobisine nokta koydu.
HAFTANIN SÜRPRİZİ SIENA'DAN:

Serie A'da haftanın en büyük sürprizi küme düşme korkusu yaşayan Siena'nın kendi evinde ligde zirve iddiası bulunan Lazio'yu 4-0 gibi farklı bir skorla yenmesi oldu. Stadio Artemio Franchi'de oynanan maça damga vuran isimse 2 penaltı veren ve Lazio aleyhinde 1 kırmızı kart çıkartan Gervasoni oldu. Ümit Milli Takımımızın İtalya Ümit Milli Takımı ile oynadığı karşılaşmada harika bir oyun sergileyen ve bunu skora da yansıtan Destro'nun takımını sırtladığı bu maç başkent ekibi Lazio'nun moralini altüst etti.
MILAN SERİYİ BOZDU :

Ligin ilk yarısında Milan, Juventus ve Udinese'nin ardından kendi evinde mağlubiyet yüzü görmeyen Atalanta'nın fişini 1 gol 1 asistle oynayan Zlatan Ibrahimoviç çekti. Sakat ve cezalı oyuncularından neredeyse 11 kuracak olan Milan, Doni'nin tutuklanması ile şok geçiren Atalanta'ya acımadı. Milano derbisi öncesi iki takımın da formda olması harika bir derbi izleyeceğimiz için bizleri heyecanlandırıyor.
TOTTI GERİ DÖNDÜ :

Gerek hocasıyla yaşadığı sorunlar gerekse sakatlık belası yüzünden ligin ilk yarısında parmağını ağzına alarak gol sevincini yaşayamayan Totti, 2011-2012 sezonun ilk gollerini Chievo'ya atarak Roma'ya 3 puanı getirdi.
DI NATALE EFSANELEŞMEYE DEVAM EDİYOR :

Stadio Friuli'de sadece Juventus'a puan kaybeden Udinese, zayıf rakibi Cesena'yı 4-1 mağlup ederek zirve yürüyüşüne kaldığı yerden devam etti. Yeniden milli takıma çağrılan ve son yıllarda gösterdiği performansla adından sıkça söz ettiren kaptan Di Natale'nin attığı 2 gol ayrıca Udinese tarihi açısından çok önemli. Stadio Fruli'de oynanan son 27 maçta 26. golüne imza atan Di Natale, her geçen hafta taraftarların gönlünde taht kurmaya devam ediyor.
DİĞER MAÇLAR :
Ligde kalmak için kendi evindeki maçları en az hasarla atlatmak isteyen Bologna, Avrupa Kupalarında mücadele etmek isteyen Catania'yı Cherubin ve Di Vaio'nun golleri ile 2-0 mağlup ederek 2012'ye iyi bir başlangıç yaptı.
Yeni teknik direktör (Pasquale Marino) ve yeni golcüsü (Gilardino) ile ikinci yarının startını veren Genoa, puan cetvelinde nefesini ensesinde hissettiği Cagliari'ye deplasmanda 3 golle boyun eğerek rakibinin bir basamak altında kaldı. Miguel Veloso, Kaladze ve Palacio'dan yoksun olarak sahaya çıkan Genoa'nın son maçta Napoli karşısında aldığı 6-1'lik farklı mağlubiyetin şokunu atlatamadığı açıkça belli oluyor. Savunmaya acil çözüm şart.
Kümede kalması artık tamamen Allah'a kalan Lecce, ligin namağlup ekibi Juventus karşısında dirense bile Matri'nin golüne engel olamayarak ligin dibindeki yerini perçinledi.
Inter'in 5-0'lık galibiyetini Napoli bu hafta Palermo deplasmanında biraz daha dikkatli olsaydı gölgede bırakabilirdi. 90 dakika boyunca oyunun tek hakimi olan misafir ekibin bu sezonki performansı ilk yarı itibarı ile geçen seneyi mumla aratmıştı ancak güzel oyun ve deplasmanda alınan 3-1'lik galibiyet Napoli'nin daha üst sıralara çıkması için moral olacaktır. Palermo'nun başında Zamparini gibi kıyımcı bir teknik direktör varken bu potansiyele rağmen onları başarılı görmek sanırım zor olacak.
Serie A'da İkinci Yarı Başlıyor
ATALANTA - AC MİLAN :

Kendi evinde namağlup olan ancak deplasmanda oynadığı 8 maçın 6'sında puan kaybeden Atalanta, kendi evinde yenilgi yüzü görmeyen son şampiyon Milan'ın konuğu olacak.
Mario Yepes, Mathieu Flamini, Antonio Cassano ve Ignazio Abate'nin sakat, Ambrossini'nin ise cezası nedeniyle forma giyemeyeceği maçta Milan'ın hücum gücünü Boateng, Zlatan ve Robinho'nun üstlenmesi bekleniyor. Lige -6 puanla başlayan Atalanta'da geçtiğim günlerde kulübün efsane oyuncularından olan Doni'nin de şike ve bahis nedeniyle tutuklanmış olması moralleri altüst etmiş olsa da kolay kolay teslim olmayacaklardır. Matteo Brighi ve Daniele Capelli'den yoksun Atalanta'nın en önemli kozu Udinese forması giyerken San Siro'da oynanan 4-4'lük maçın kahramanı olan Arjantinli golcü German Denis.
Bergamo'da oynanan son 4 maçta 2 mağlubiyet, 1 beraberlik ve 1 galibiyet elde eden Milan'ı tribün açısından oldukça zor bir maç bekliyor. Takımın yaşadığı kötü günleri geride bırakması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Atalanta taraftarları bizlere bu maçta görsel açıdan büyük keyif verebilir.
INTER - PARMA :

Sezona haddinden kötü başlayan Inter'de Gasperini'nin ardından Ranieri göreve gelmiş, takımda biraz kıpırdanma olmuş ancak beklenen oyun ve skorlar sahaya tam anlamıyla yansıtılamamıştı.
Bir yanda son 4 lig maçını da kazanan Inter, diğer yanda ise son 4 lig maçında da sahadan beraberlikle ayrılan Parma ... Önümüzdeki hafta Milano derbisi olduğu için ben Ranieri'nin tam anlamıyla iyileşmeyen Zarate, Sneijder ve Forlan'ı riske edeceğini düşünmüyorum. Son yıllarda küme düşme potasının müdavimlerinden olan ve yaşadığı ekonomik sorunları çözmekte zorlanan Parma, bu sefer yeni yıla potanın 7 puan üstünde olduğu için biraz daha rahat başlıyor ve Milan maçını düşünecek olan Inter için sürpriz yapabilirler diye düşünülse de artık en azından kendi evinde puan kaybetme lüksü olmayan Nerazzurriler bir şekilde bu maçı kazanmaya daha yakın taraf.
PALERMO - NAPOLİ :

Devis Mangia'nın kovulup yerine Mutti'yi getiren ve ara transfer döneminde Agon Mehmeti ile Franco Vazquez'i transfer eden Palermo, Stadio Renzo Barbera'da özellikle deplasmanda oynadığı maçlarda gol sıkıntısı çeken Napoli'yi konuk edecek. Gol sıkıntısının farkında olan Napoli'nin Eduardo Vargas'ı kadrosuna kattığını da hatırlatalım.
İki takımın arasındaki puan farkı sadece 3 ve Palermo kendi evinde oldukça açık oynayan bir ekip. Sicilya ekibindeki eksiklikler oldukça can sıkıcı. Cezası nedeniyle oynamayacak olan Josip Ilicic'in yanı sıra Abel Hernandez, Eros Pisano, Eran Zahavi ve Mauricio Pinilla gibi önemli isimler de bu maçta takımlarını yalnız bırakacak. Napoli'de ise Arjantinli golcü Ezequiel Lavezzi haricinde eksik yok.
Yeni Pastore olarak Palermo'ya transfer edilen Vazquez de tıpkı Pastore gibi Cordoba doğumlu ve çok büyük ihtimalle Napoli maçına ilk 11'de başlayacak.
NOVARA - FIORENTINA :

Küme düşme korkusunu yakından hisseden iki takımın mücadelesinde baskıyı biraz daha fazla hissedecek olan taraf Fiorentina. Ligde henüz deplasmanda galibiyet elde edemeyen Mor Menekşeliler kendi evinde attığının bir fazlasını yiyen Novara önünde siftah yapmanın peşinde olacak.
Novara, ikinci yarıya Fiorentina galibiyeti ile başlarsa hem rakibi ile arasındaki puan farkını 3'e indirmiş olacak hem de ligdeki 3. galibiyetini elde ederek moral kazanmış olacak. Devre arasında Gilardino'yu Genoa'ya gönderen Fiorentina'da yük bir kez daha Stevan Jovetic'in omuzlarına yüklenmiş durumda.
ROMA - CHIEVO :

Inter ile birlikte sezona kötü başlayan bir başka büyük kulüp de başkent ekibi Roma'ydı. Taktik düzeni değiştirdikten sonra olumlu bir futbol sahaya yansıtmaya başlayan Roma'nın en büyük sıkıntısı Luis Enrique ile kaptan Totti arasındaki bitmek bilmeyen gerginlik. Savunmada yaşanılan sıkıntıların ardından herkes transferde Casemiro ve Lugano isimlerini beklerken Roma hiç beklenmedik bir işe imza atarak Marco Borriello'yu lider Juventus'a kiraladı.
16 maçta 13 gol atarak gol yollarında büyük sıkıntı çeken Chievo'nun en büyük hedefi Caracciolo'yu renklerine katmaktı ama İtalyan oyuncuyu Novara'ya kiralandı. Şartlar her ne kadar Roma lehine görünse de başkent ekibi 2003 yılından bu yana Serie A'da Chievo'yu mağlup edemiyor.
UDİNESE - CESENA :

Stadio Friuli'de sadece Juventus ile oynadığı maçta 2 puan bırakan Udinese, küme düşme hattında yer alan Cesena'yı konuk ediyor. En son 1998-1999 sezonunda ligin ilk yarısını 3. sırada bitiren Udinese'de 2011 yılında elde edilen başarıları 2012'ye taşımak en büyük hayal ve bu açıdan oynayacakları ilk 3 maç, siyah beyazlı ekibin rotası açısından oldukça önemli.
Cesena'nın en büyük kozu, Juventus ve Milan'ın yanı sıra Udinese'nin de gündeminde olan 1985 doğumlu Marco Parolo. Giuseppe Colucci, Jorge Martinez ve Raphael Martinho'nun yokluğunda bir hayli zorlanacak olan Cesena özellikle ilk 45 dakikada çok dikkatli olmak zorunda. Çünkü Udinese bu sezon Serie A'da attığı 20 golün 11'ini ilk yarılarda buldu ve bunun neticesinde 29 puan kazandı.
LECCE - JUVENTUS :

Krasic ve Amauri'yi gözden çıkartan, Roma'dan Borriello'yu kiralayan Conte'nin takımı Juventus, ligin dibinde olan ve kendi evinde dahi galip gelemeyen Lecce'nin konuğu olacak.
Daha uzun bir süre var ancak bana göre Lecce'nin bir mucize gerçekleştirme şansı kesinlikle yok. Serie B'nin ilk yolcusu sarı kırmızılılar olacaktır. Aslında Juventus'un deplasman karnesi çok parlak değil. Evet henüz mağlup olmadılar ama şampiyon olmak istiyorlarsa deplasman performanslarını kesinlikle 3 galibiyet 5 beraberlikten daha üste çıkartmak zorundalar. Kendi evinde 18 gol atıp 5 gol yiyen Juventus, deplasmanda ise 9 gol atıp 6 tane yedi. Sezon başında Conte kendi evimizdeki maçları en az hasarla atlatırsak istediğimizi elde edebiliriz demişti ama Milan'ın gerilerden gelip averajla da olsa liderliği ellerinden alması sanırım İtalyan teknik adam için iyi bir tecrübe olmuştur.

Kendi evinde namağlup olan ancak deplasmanda oynadığı 8 maçın 6'sında puan kaybeden Atalanta, kendi evinde yenilgi yüzü görmeyen son şampiyon Milan'ın konuğu olacak.
Mario Yepes, Mathieu Flamini, Antonio Cassano ve Ignazio Abate'nin sakat, Ambrossini'nin ise cezası nedeniyle forma giyemeyeceği maçta Milan'ın hücum gücünü Boateng, Zlatan ve Robinho'nun üstlenmesi bekleniyor. Lige -6 puanla başlayan Atalanta'da geçtiğim günlerde kulübün efsane oyuncularından olan Doni'nin de şike ve bahis nedeniyle tutuklanmış olması moralleri altüst etmiş olsa da kolay kolay teslim olmayacaklardır. Matteo Brighi ve Daniele Capelli'den yoksun Atalanta'nın en önemli kozu Udinese forması giyerken San Siro'da oynanan 4-4'lük maçın kahramanı olan Arjantinli golcü German Denis.
Bergamo'da oynanan son 4 maçta 2 mağlubiyet, 1 beraberlik ve 1 galibiyet elde eden Milan'ı tribün açısından oldukça zor bir maç bekliyor. Takımın yaşadığı kötü günleri geride bırakması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Atalanta taraftarları bizlere bu maçta görsel açıdan büyük keyif verebilir.
INTER - PARMA :

Sezona haddinden kötü başlayan Inter'de Gasperini'nin ardından Ranieri göreve gelmiş, takımda biraz kıpırdanma olmuş ancak beklenen oyun ve skorlar sahaya tam anlamıyla yansıtılamamıştı.
Bir yanda son 4 lig maçını da kazanan Inter, diğer yanda ise son 4 lig maçında da sahadan beraberlikle ayrılan Parma ... Önümüzdeki hafta Milano derbisi olduğu için ben Ranieri'nin tam anlamıyla iyileşmeyen Zarate, Sneijder ve Forlan'ı riske edeceğini düşünmüyorum. Son yıllarda küme düşme potasının müdavimlerinden olan ve yaşadığı ekonomik sorunları çözmekte zorlanan Parma, bu sefer yeni yıla potanın 7 puan üstünde olduğu için biraz daha rahat başlıyor ve Milan maçını düşünecek olan Inter için sürpriz yapabilirler diye düşünülse de artık en azından kendi evinde puan kaybetme lüksü olmayan Nerazzurriler bir şekilde bu maçı kazanmaya daha yakın taraf.
PALERMO - NAPOLİ :

Devis Mangia'nın kovulup yerine Mutti'yi getiren ve ara transfer döneminde Agon Mehmeti ile Franco Vazquez'i transfer eden Palermo, Stadio Renzo Barbera'da özellikle deplasmanda oynadığı maçlarda gol sıkıntısı çeken Napoli'yi konuk edecek. Gol sıkıntısının farkında olan Napoli'nin Eduardo Vargas'ı kadrosuna kattığını da hatırlatalım.
İki takımın arasındaki puan farkı sadece 3 ve Palermo kendi evinde oldukça açık oynayan bir ekip. Sicilya ekibindeki eksiklikler oldukça can sıkıcı. Cezası nedeniyle oynamayacak olan Josip Ilicic'in yanı sıra Abel Hernandez, Eros Pisano, Eran Zahavi ve Mauricio Pinilla gibi önemli isimler de bu maçta takımlarını yalnız bırakacak. Napoli'de ise Arjantinli golcü Ezequiel Lavezzi haricinde eksik yok.
Yeni Pastore olarak Palermo'ya transfer edilen Vazquez de tıpkı Pastore gibi Cordoba doğumlu ve çok büyük ihtimalle Napoli maçına ilk 11'de başlayacak.
NOVARA - FIORENTINA :

Küme düşme korkusunu yakından hisseden iki takımın mücadelesinde baskıyı biraz daha fazla hissedecek olan taraf Fiorentina. Ligde henüz deplasmanda galibiyet elde edemeyen Mor Menekşeliler kendi evinde attığının bir fazlasını yiyen Novara önünde siftah yapmanın peşinde olacak.
Novara, ikinci yarıya Fiorentina galibiyeti ile başlarsa hem rakibi ile arasındaki puan farkını 3'e indirmiş olacak hem de ligdeki 3. galibiyetini elde ederek moral kazanmış olacak. Devre arasında Gilardino'yu Genoa'ya gönderen Fiorentina'da yük bir kez daha Stevan Jovetic'in omuzlarına yüklenmiş durumda.
ROMA - CHIEVO :

Inter ile birlikte sezona kötü başlayan bir başka büyük kulüp de başkent ekibi Roma'ydı. Taktik düzeni değiştirdikten sonra olumlu bir futbol sahaya yansıtmaya başlayan Roma'nın en büyük sıkıntısı Luis Enrique ile kaptan Totti arasındaki bitmek bilmeyen gerginlik. Savunmada yaşanılan sıkıntıların ardından herkes transferde Casemiro ve Lugano isimlerini beklerken Roma hiç beklenmedik bir işe imza atarak Marco Borriello'yu lider Juventus'a kiraladı.
16 maçta 13 gol atarak gol yollarında büyük sıkıntı çeken Chievo'nun en büyük hedefi Caracciolo'yu renklerine katmaktı ama İtalyan oyuncuyu Novara'ya kiralandı. Şartlar her ne kadar Roma lehine görünse de başkent ekibi 2003 yılından bu yana Serie A'da Chievo'yu mağlup edemiyor.
UDİNESE - CESENA :

Stadio Friuli'de sadece Juventus ile oynadığı maçta 2 puan bırakan Udinese, küme düşme hattında yer alan Cesena'yı konuk ediyor. En son 1998-1999 sezonunda ligin ilk yarısını 3. sırada bitiren Udinese'de 2011 yılında elde edilen başarıları 2012'ye taşımak en büyük hayal ve bu açıdan oynayacakları ilk 3 maç, siyah beyazlı ekibin rotası açısından oldukça önemli.
Cesena'nın en büyük kozu, Juventus ve Milan'ın yanı sıra Udinese'nin de gündeminde olan 1985 doğumlu Marco Parolo. Giuseppe Colucci, Jorge Martinez ve Raphael Martinho'nun yokluğunda bir hayli zorlanacak olan Cesena özellikle ilk 45 dakikada çok dikkatli olmak zorunda. Çünkü Udinese bu sezon Serie A'da attığı 20 golün 11'ini ilk yarılarda buldu ve bunun neticesinde 29 puan kazandı.
LECCE - JUVENTUS :

Krasic ve Amauri'yi gözden çıkartan, Roma'dan Borriello'yu kiralayan Conte'nin takımı Juventus, ligin dibinde olan ve kendi evinde dahi galip gelemeyen Lecce'nin konuğu olacak.
Daha uzun bir süre var ancak bana göre Lecce'nin bir mucize gerçekleştirme şansı kesinlikle yok. Serie B'nin ilk yolcusu sarı kırmızılılar olacaktır. Aslında Juventus'un deplasman karnesi çok parlak değil. Evet henüz mağlup olmadılar ama şampiyon olmak istiyorlarsa deplasman performanslarını kesinlikle 3 galibiyet 5 beraberlikten daha üste çıkartmak zorundalar. Kendi evinde 18 gol atıp 5 gol yiyen Juventus, deplasmanda ise 9 gol atıp 6 tane yedi. Sezon başında Conte kendi evimizdeki maçları en az hasarla atlatırsak istediğimizi elde edebiliriz demişti ama Milan'ın gerilerden gelip averajla da olsa liderliği ellerinden alması sanırım İtalyan teknik adam için iyi bir tecrübe olmuştur.
Gamberini Roma Sever
Gönderen
kutay
zaman:
19:29
9 Aralık 2011 Cuma
Etiketler:
as roma,
Fiorentina
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Bir savunma oyuncusu kariyeri boyunca kaç gol atabilir? Ve bu gollerinin kaçını aynı takıma denk getirebilir?
Alessandro Gamberini bunu yapıyor. O Roma'yı çok seviyor. Geçen hafta oynanan bol vukatlı maçta, 44. dakikada attığı golle skoru 2-0 yaptı. Bu sezon attığı ilk goldü. Zaten bunda şaşılacak bir şey yok, adam defansta oynuyor. Mesela geçen sezonu da 1 golle tamamlamıştı. Rakip yine Roma'ydı. Kaleci Doni'ydi. O gol boş geçen 2 sezondan sonra attığı ilk goldü.
2 sezon önce 2007-2008'de attığı golde kaleci yine Doni'ydi. Haliyle rakip yine Roma'ydı.
Gamberini 30 yaşında, Serie A kariyerinde rakip filelere 5 gol atabildi. 3 tanesi Roma'ya. 5 senedir Roma dışında hiçbir takıma gol atamıyor.
***
Maç neden bol vukatlı, ona da kısaca değinelim.
Fiorentina'nın Gamberini ile bulduğu gol atılan tek pozisyon golüydü. Diğer 2 gol (maç 3-0 bitti) penaltı atışlarından geldi. Penaltı kararları doğruydu.
Roma'nın kırmızı alarm verdiğinin kanıtı ise çıkan kırmızı kartlardı. Juan'ın son adam olarak gördüğü kırmızı kart normaldir denilebilir ama Gago'nun çift sarıdan, Krkiç'in ise gole giden topa elle dokunması konsantrasyon bozukluğunun ve gerginliğin göstergesiydi sanki.
Luis Enrique için 2012'yi göremez diyordum ama bu maçtan sonra bile hala takımdaysa sanırım yanılan ben oldum. Yıl başında Noel'de olacak ama Roma'da bahar göreceğinden hala kuşkuluyum.
Panucci Gasp Mağduru
Gönderen
firat selcuk
zaman:
13:17
6 Aralık 2011 Salı
Etiketler:
Azzurri,
Fiorentina,
Panucci,
Roma
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Roma'nın ve İtalya Milli Takımı'nın eski yıldızlarından -yıldız?- Panucci evinin önünde, yolun orta yerinde gasp edilmiş. Evine gireceği sırada elindeki silahla Panucci'ye yaklaşan bir adam kendisini tehdit edip muhtemelen "Ya paranı ya canını!" gibisinden bir şeyler diyerek silahı doğrultmuş ve Panucci de çaresizce kol saatini ve cüzdanı vermiş.
Kariyerinin son demlerinde Fiorentina ile adı anılmıştı kendisinin ve o gün bu gündür ayrı bir nefretim olmuştu kendisine bir Fiorentinalı olarak. Böyle bir habere konu olunca kendisini bir kez daha hatırladım ve Fiorentina formasını giymeden kendisini emekli ettikleri için sevindim.
Moreno Torricelli
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
15:40
30 Kasım 2011 Çarşamba
Etiketler:
Fiorentina,
Futbol,
Futbolcular,
Juventus,
Serie A
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Milano'nun 40 km kuzeyinde bulunan Erba'da 23 Ocak 1970'de dünyaya gelen Torricelli'nin futbol hayatı pek çok erkek çocuğu gibi sokak aralarında topa vurarak başladı. Daha sonra amatör olarak futbol oynamaya devam eden İtalyan oyuncunun bu güzel oyundan para kazandığı yıl ise 1990. O tarihte Torricelli'nin transfer olduğu Caratese de amatör bir takımdı ama oyuncusunu part time olarak kullanıyordu ve para kazanması için de kendisini bir fabrikaya işçi olarak aldırmıştı.
1992 yılının Temmuz ayı ise Torricelli'nin sahada vermiş olduğu savaşı kazandığı için kariyeri açısından çok önemlidir. Juventus ile sezon başında oynanan hazırlık maçında Giovanni Trapattoni'yi kendine hayran bırakan 22 yaşındaki oyuncu artık fabrikada çalışan bir işçi değil profesyonel bir futbolcu olmuştu. Siyah beyazlıların 1993 yılında kazandığı UEFA Kupası'nda büyük pay sahibi olan İtalyan futbolcu 6 senelik Juventus kariyerine ayrıca 3 lig şampiyonluğu, 1 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 1 Süper Kupa, 1 Kıtalararası kupa, 1 İtalya Kupası ve 2 İtalya Süper Kupası sığdırmayı başardıktan sonra 1998 yılında Fiorentina'ya transfer oldu.
Moreno Torricelli, Floransa'da görev yaptığı yıllarda Fatih Terim'in de öğrencisi oldu. Gerek her maça çıktığı birbirinden değişik saç ve sakal stilleriyle gerekse Türkiye'nin de tarihinde ilk kez katılmış olduğu İngiltere'de düzenlenen Euro 96'da orta saha oyuncusu olmasına rağmen 9 numaralı forma ile mücadele etmiş olması İtalyan oyuncunun unutulmazlar listesindeki yerini perçinledi.
Lig Başladı
Gönderen
kutay
zaman:
15:26
21 Kasım 2011 Pazartesi
Etiketler:
ac milan,
Fiorentina
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Cumartesi akşamı bizim için yeni sezon başladı. İnternetten maç izlemeyi seven biri olmadığımdan yayın hakları alınanana kadar ligi takip edemez olmuştum. Zaten bana kalsa televizyondan bile maç izlemek işkence ama her hafta San Siro'ya gidecek durumumuz olmadığı için televizyona muhtacız.
Karşılaşma hakkında yazacak bir şey yok. Klasik bir Fiorentina mücadelesi. Kendi evinde sadece 2 gol yiyen, bu sezon sadece 3 maçta 1'den fazla gol atan Fiorentina, Milan'ı 0-0 ile durdurmayı başardı. Başardı diyoruz, çünkü Fiorentina 2007 yılından beri Milan'dan puan alamıyordu.
Maça dair söylenecek çok fazla şey yok. Allegri, Pato'yu 70. dakikada oyuna alınca maç hareketlendi. 20 dakika Brezilyalı'ya yetmedi. Pato yerine ilk 11'de başlayan Robinho'ya Milan'ın bu kadar sabretmesini anlamak zor. Tutamadım bu elemanı bir türlü.
İzlediğimiz ilk maç bizi tatmin etmese de başlangıç için yeterli. Bundan sonra daha çok maç izleyeceğimiz için buraya daha çok yazarız. Grande kaptan Göksel'i de bu yolda yalnız bırakmamış oluruz.
Calciopoli Skandalının Sonuçları
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
22:19
8 Kasım 2011 Salı
Etiketler:
Fiorentina,
Futbol,
Juventus,
Lazio,
Serie A
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

2006 yılında yaşanan Calciopoli skandalının ardından Juventus'un küme düşürülmesine kadar verilen ciddi cezalar başta İtalya olmak üzere bütün dünya futbol kamuoyunun gündemine bomba gibi düşmüştü. Ancak bugün sonuçlanan mahkemenin ardından İtalya'da aylarca konuşulacak gündemin ana maddesi belli oldu.
Hakemleri ayarlamak ve maçların skoruna doğrudan etki ettiği için skandalın baş aktörü olan Luciano Moggi, açıklanan mahkeme kararı uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi. Suçunu itiraf eden ancak bu tür olaylarda tek müdahilin kendisini olmadığını, İtalya ve dünyada pek çok kişinin maç skorlarına doğrudan veya dolaylı yollardan etki ettiğini açıklayan Moggi bütün iyi niyetine ve şeffaflığına rağmen yargılamayı yürüten hakim Teresa Casoria'yı olumlu yönde etkileyemedi ve bu mücadeleden mağlup ayrılmış oldu.
Fakat Calciopoli skandalından ötürü başı yanan tek isim Luciano Moggi değildi.
- Eski hakemlerden Paolo Bergamo 3 yıl hapis cezası,
- Pierluigi Pairetto 1 yıl 11 ay hapis cezası,
- Massimo De Santis 1 yıl 11 ay hapis cezası,
- Salvatore Racalbuto 1 yıl 8 ay hapis cezası,
- Paolo Bertini 1 yıl 5 ay hapis cezası,
- Claudio Puglisi 1 yıl hapis ve 20 bin euro para cezası,
- Stefano Titomanlio 1 yıl ve 20 bin euro para cezası,
- Lazio başkanı Claudio Lotito 1 yıl 3 ay hapis ve 25 bin euro para cezası,
- Fiorentina'nın sahipleri olan Diego Della Valle ve Andrea Della Valle 1 yıl 3 ay hapis ve 25'er bin euro para cezası,
- Eski Federasyon yöneticisi Innocenzo Mazzini 2 yıl 2 ay hapis cezası,
- Eski Juventus CEO'su Antonio Dattilo 1 yıl 5 ay hapis cezası,
- Reggina başkanı Pasquale Foti 1 yıl 6 ay hapis ve 30 bin euro para cezası,
- AC Milan eski yöneticisi Leonardo Meani 1 yıl hapis ve 20 bin euro para cezasına,
mahkum edilen isimler oldu. Moggi'nin avukatları karara itiraz ederken diğer isimlerin de temyiz yoluna başvurma ihtimali bir hayli yüksek.
Fiorentina'da Mihajlovic Dönemi Sona Erdi
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
22:12
7 Kasım 2011 Pazartesi
Etiketler:
Fiorentina,
Futbol,
Serie A,
Teknik Direktörler,
Transferler
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Cesare Prandelli'nin İtalya Milli Takımı'nın başına getirilmesinin ardından 3 Haziran 2010 tarihinde Fiorentina'nın teknik direktörü olarak ilan edilen Sinisa Mihajlovic'in görevine son verildi.
Floransa'da 16 ay geçiren 42 yaşındaki teknik adamın Fiorentina kariyerini iç saha maçları ve deplasman kariyeri olarak iki ana başlık altında değerlendirmek gerekiyor. Artemio Franchi'de oynanan maçlarda bir şekilde rakiplerine karşı genel anlamda üstün oynamayı başaran Mor Menekşelerin deplasman karnesi ise Mihajlovic dönemimde adeta faciaydı. Her hafta yazmaya çalıştığımız maç öncesi analizlerde Fiorentina'dan her zaman deplasman fakiri olarak bahsetmemiz boşa değildi. Çünkü Sırp teknik adam Fiorentina'nın başında toplam 48 lig maçına çıktı ve deplasmanda sadece 3 kez galibiyet sevinci yaşayabildi.
Deplasman maçlarında istikrarı bir türlü sağlayamayan Fiorentina doğal olarak lig yarışında da zirvenin bir hayli uzağında kalıyordu ve ortaya koyulan başarısız tablo bu sezon da devam edince Fiorentina taraftarları son 2 haftadır büyük bir ayaklanma başlattılar. Mor Menekşeli taraftarlara ait olan Corriere Fiorentino sitesinde yapılan ankette oy kullanan 10.000 kişiden % 94'ü Mihajlovic'i takımın başında görmek istemeyince Sportif Direktör Pantaleo Corvino, kulübün iletişim sorumlusu Gianfranco Teotino ve Genel Menajer Vincenzo Guerini, Sırp teknik adamı görüşme odasına çağırarak istifa etmesi gerektiğini söylediler. Sinisa Mihajlovic ise bu talebi reddedince yapılması gereken tek işlem vardı : "Kovmak".
Fiorentina yönetimi bu olayı uzun zamandır düşünüyor olmalı ki Mihajlovic'in ardından hiç vakit kaybetmeden takımın başına Atalanta ve Lazio'da başarılı bir grafik çizen 51 yaşındaki Delio Rossi'yi getirdiler.
Serie A'da 9. Haftanın Önemli Maçları
INTER - JUVENTUS :

Yıllar sonra şampiyonluk için sağlam adımlar atan Juventus, Derby d’Italia'da Giuseppe Meazza'da Inter'e konuk oluyor.
Hafta içinde Juventus'a karşı psikolojik baskı kurmak isteyen Nerazzurrilerde başkan Massimo Moratti ve eski Juventus, yeni Inter teknik direktörü Ranieri, siyah beyazlıların bu sezon kazanmış olduğu ve aleyhinlerinde verilmeyen penaltı kararlarını irdeleyerek 8 puan gerisinde bulundukları Juventus'a ilk darbeyi böyle vurmak istediler.
Geçtiğimiz sezon Milano'da golsüz eşitlikle sonuçlanan Derby d'Italia'da Juventus, rakibinden 28 gol daha fazla atmış ve 38 maç daha fazla kazanmış durumda. Ranieri'nin ip ucu verdiği tek husus orta sahada yine 3 futbolcu ile oynayacağı. Muhtemel taktik 4-3-1-2 olacaktır. Inter'in lige havlu atmaması için kendi evinde oynayacağı bu maçtan kesinlikle 3 puanla ayrılmak zorunda.
FİORENTİNA - GENOA :

Sinisa Mihajloviç'in Floransa'daki geleceği özellikle her deplasman maçından sonra daha fazla tartışılıyor. Hafta içinde bu sefer deplasmanda Juventus'a mağlup olan Mor Menekşelerde yönetim kademesinin sabrının taştığı sıkça dile getirilmeye başlandı.
Sakatlık sürecini atlatarak Juventus maçında forma giyebilen Gilardino'nun en büyük koz olduğu Fiorentina'da yükü sırtlayacak bir diğer isim ise Stevan Jovetic. 2008-2009 sezonunda ligi 5. bitererek UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele etmeye hak kazanan Genoa'nın bu sezon da hedefi bir kez daha Avrupa kupalarında mücadele etmek.
Genoa kendine bu hedefi koymuş olabilir ama sanırım Artemio Franchi'de bu hakkından bir kez daha feragat etmek zorunda kalacak çünkü, misafir takımın deplasmanda Fiorentina'ya karşı tarihinde tek bir galibiyeti bile yok !
ROMA - AC MILAN :

Serie A'ya istikrarsız bir başlangıç yapan son şampiyon Milan, son haftalarda yavaş yavaş eski formunu yakalamaya başladı. Özellikle Lecce deplasmanında 3-0 geriden gelerek 4-3 kazanılan maçtan sonra müthiş bir motivasyon yakalayan Rossoneriler bu hafta 3 puan önde olduklar Roma'ya konuk oluyor.
Sezonun ilk derbisinde Roma'da son dakika golüyle ezeli rakibi Lazio'ya 2-1 mağlup olan sarı kırmızılılar için bu derbi en çok Luis Enrique'nın kariyeri açısından önem taşıyor. İspanyol teknik adam alınan başarısız sonuçlara rağmen her ne kadar takımımdan memnunum dese de taraftarların ve yöneticilerin Luis Enrique'den memnun olmadıkları aşikar.
Başkent ekibinde yaşanan sakatlık krizi Milan için en büyük avantaj. Totti, Rosi, Bogdan Lobont ve Simon Kjaer'in forma giyemeyeceği maçta Milan'da da Pato, Rino Gattuso, Flamini ve Luca Antonini forma giyemeyecek durumda ama Milano ekibi zaten uzun süredir bu isimlerden yoksun olduğu için herhangi bir sıkıntı yaşayamacaklardır çünkü bu duruma oldukça alışkınlar.
UDİNESE - PALERMO :

İtalya'da scout sistemini son yıllarda başarılı şekilde uygulayan ve bunun sonucu sahada elde etmeyi başaran Udinese, hiç kuşkusuz bu sezon İtalya'da sahaya yansıttıkları futbolla izleyenlere en çok zevk veren takımlardan biri. Lider Juventus'un 1 puan gerisinde 2. sırada yer alan siyah beyazlıların Stadio Friuli'de bu hafta konuğu sistem takımlardan olan Palermo.
Belki de Inter-Juventus ve Roma-Milan derbilerinden daha keyifli bir maç olacağına inandığım bu mücadelede, hafta içinde Napoli'ye 2-0 mağlup olarak yenilmezlik ünvanını kaptıran Udinese için çok önemli bir sınav. Genellikle uzun süre mağlubiyet yaşamayan takımlar, kaybedilen ilk 3 puanın ardından oynanan maça biraz demoralize olmuş şekilde çıkar.
Sakatlıktan kurtulan Miccoli ve son haftalarda Sicilya temsilcisi için önemli bir koz haline gelen Hernandez ile Pinilla, Palermo'nun en önemli kozları. Bu dünyada Palermo teknik direktörü olmak dünyanın en zor işlerinden biridir çünkü başınızda Maurizio Zamparini gibi enteresan bir başkan vardır ve sizden her hafta rapor alır. Başkanın hoşuna gitmediği için ligin başlamasına 10 gün kala takımın başına geçen Devis Mangia, kendisine gelen ultimatomun ardından klasik 4-4-2'den 4-3-1-2'ye geçmek zorunda kaldı. Gerçi 4-3-1-2 de 4-4-2'nin bir versiyonu olduğu için taktik anlamda Palermo'da çok fazla bir şey değişmedi ama bunun psikolojik sonuçları elbette olacaktır.
Bir zamanlar Palermo'da görev yapan ve başkan Zamparini ile anlaşamadığı için yollarını ayırmak zorunda kalan Udinese teknik direktörü Francesco Guidolin, bu durumu en iyi bilen isimlerden ve avantajını muhakkak kullanacaktır. Di Natele gibi muhteşem bir golcüye sahip olan Udinese'nin bu maçtaki bir diğer avantajı da Palermo'nun kendilerine karşı Fruli'de 2007 yılının Mayıs ayından beri galibiyet elde edememesi. Ancak Sicilya temsilcisi Udinese'ye karşı her maçta gol atma başarısını gösterdiği için ben bu maçın bol gollü geçeceğine inanıyorum.

Yıllar sonra şampiyonluk için sağlam adımlar atan Juventus, Derby d’Italia'da Giuseppe Meazza'da Inter'e konuk oluyor.
Hafta içinde Juventus'a karşı psikolojik baskı kurmak isteyen Nerazzurrilerde başkan Massimo Moratti ve eski Juventus, yeni Inter teknik direktörü Ranieri, siyah beyazlıların bu sezon kazanmış olduğu ve aleyhinlerinde verilmeyen penaltı kararlarını irdeleyerek 8 puan gerisinde bulundukları Juventus'a ilk darbeyi böyle vurmak istediler.
Geçtiğimiz sezon Milano'da golsüz eşitlikle sonuçlanan Derby d'Italia'da Juventus, rakibinden 28 gol daha fazla atmış ve 38 maç daha fazla kazanmış durumda. Ranieri'nin ip ucu verdiği tek husus orta sahada yine 3 futbolcu ile oynayacağı. Muhtemel taktik 4-3-1-2 olacaktır. Inter'in lige havlu atmaması için kendi evinde oynayacağı bu maçtan kesinlikle 3 puanla ayrılmak zorunda.
FİORENTİNA - GENOA :

Sinisa Mihajloviç'in Floransa'daki geleceği özellikle her deplasman maçından sonra daha fazla tartışılıyor. Hafta içinde bu sefer deplasmanda Juventus'a mağlup olan Mor Menekşelerde yönetim kademesinin sabrının taştığı sıkça dile getirilmeye başlandı.
Sakatlık sürecini atlatarak Juventus maçında forma giyebilen Gilardino'nun en büyük koz olduğu Fiorentina'da yükü sırtlayacak bir diğer isim ise Stevan Jovetic. 2008-2009 sezonunda ligi 5. bitererek UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele etmeye hak kazanan Genoa'nın bu sezon da hedefi bir kez daha Avrupa kupalarında mücadele etmek.
Genoa kendine bu hedefi koymuş olabilir ama sanırım Artemio Franchi'de bu hakkından bir kez daha feragat etmek zorunda kalacak çünkü, misafir takımın deplasmanda Fiorentina'ya karşı tarihinde tek bir galibiyeti bile yok !
ROMA - AC MILAN :

Serie A'ya istikrarsız bir başlangıç yapan son şampiyon Milan, son haftalarda yavaş yavaş eski formunu yakalamaya başladı. Özellikle Lecce deplasmanında 3-0 geriden gelerek 4-3 kazanılan maçtan sonra müthiş bir motivasyon yakalayan Rossoneriler bu hafta 3 puan önde olduklar Roma'ya konuk oluyor.
Sezonun ilk derbisinde Roma'da son dakika golüyle ezeli rakibi Lazio'ya 2-1 mağlup olan sarı kırmızılılar için bu derbi en çok Luis Enrique'nın kariyeri açısından önem taşıyor. İspanyol teknik adam alınan başarısız sonuçlara rağmen her ne kadar takımımdan memnunum dese de taraftarların ve yöneticilerin Luis Enrique'den memnun olmadıkları aşikar.
Başkent ekibinde yaşanan sakatlık krizi Milan için en büyük avantaj. Totti, Rosi, Bogdan Lobont ve Simon Kjaer'in forma giyemeyeceği maçta Milan'da da Pato, Rino Gattuso, Flamini ve Luca Antonini forma giyemeyecek durumda ama Milano ekibi zaten uzun süredir bu isimlerden yoksun olduğu için herhangi bir sıkıntı yaşayamacaklardır çünkü bu duruma oldukça alışkınlar.
UDİNESE - PALERMO :

İtalya'da scout sistemini son yıllarda başarılı şekilde uygulayan ve bunun sonucu sahada elde etmeyi başaran Udinese, hiç kuşkusuz bu sezon İtalya'da sahaya yansıttıkları futbolla izleyenlere en çok zevk veren takımlardan biri. Lider Juventus'un 1 puan gerisinde 2. sırada yer alan siyah beyazlıların Stadio Friuli'de bu hafta konuğu sistem takımlardan olan Palermo.
Belki de Inter-Juventus ve Roma-Milan derbilerinden daha keyifli bir maç olacağına inandığım bu mücadelede, hafta içinde Napoli'ye 2-0 mağlup olarak yenilmezlik ünvanını kaptıran Udinese için çok önemli bir sınav. Genellikle uzun süre mağlubiyet yaşamayan takımlar, kaybedilen ilk 3 puanın ardından oynanan maça biraz demoralize olmuş şekilde çıkar.
Sakatlıktan kurtulan Miccoli ve son haftalarda Sicilya temsilcisi için önemli bir koz haline gelen Hernandez ile Pinilla, Palermo'nun en önemli kozları. Bu dünyada Palermo teknik direktörü olmak dünyanın en zor işlerinden biridir çünkü başınızda Maurizio Zamparini gibi enteresan bir başkan vardır ve sizden her hafta rapor alır. Başkanın hoşuna gitmediği için ligin başlamasına 10 gün kala takımın başına geçen Devis Mangia, kendisine gelen ultimatomun ardından klasik 4-4-2'den 4-3-1-2'ye geçmek zorunda kaldı. Gerçi 4-3-1-2 de 4-4-2'nin bir versiyonu olduğu için taktik anlamda Palermo'da çok fazla bir şey değişmedi ama bunun psikolojik sonuçları elbette olacaktır.
Bir zamanlar Palermo'da görev yapan ve başkan Zamparini ile anlaşamadığı için yollarını ayırmak zorunda kalan Udinese teknik direktörü Francesco Guidolin, bu durumu en iyi bilen isimlerden ve avantajını muhakkak kullanacaktır. Di Natele gibi muhteşem bir golcüye sahip olan Udinese'nin bu maçtaki bir diğer avantajı da Palermo'nun kendilerine karşı Fruli'de 2007 yılının Mayıs ayından beri galibiyet elde edememesi. Ancak Sicilya temsilcisi Udinese'ye karşı her maçta gol atma başarısını gösterdiği için ben bu maçın bol gollü geçeceğine inanıyorum.
Serie A'da 6. Haftanın Önemli Maçları
LAZİO - ROMA :
Tansiyon, gerilim, ses bombası, meşale, sopalı bez pankartlar, konfetilerin sık sık görüleceği, megafonlar ile tezahüratların kulakları sağır edeceği dünyanın en önemli derbilerinden olan Lazio - Roma maçı belki de bu sefer hocaların kaderini belirleyecek. Bir yanda sezona çalkantılı bir başlangıç yapıp süpriz bir şekilde Avrupa'ya erken veda eden Luis Enrique, diğer yanda taraftarlar ile arası bir hayli bozuk olan Edy Reja ...
2009 yılının Nisan ayından beri Roma'ya karşı galibiyeti olmayan Lazio'da Francelino Matuzalem ve Simone Del Nero kesin olarak forma giyemeyecek. Roma'da ise derbilerin aranan adamı kaptan Totti oynayamayacak. Sakatlıkları devam eden David Pizarro, Leandro Greco, Bogdan Lobont ve Stefano Okaka'nın durumları ise maç saatinde belli olacak.
1929 yılında başlayan bu amansız mücadelede ilk düdük Aralık ayında çalındı ve Lazio ile Roma 167 defa birbirleri ile mücadele ettiler. Bu müsabakalarda Roma'nın 62, Lazio'nun 45 galibiyeti bulunurken 60 müsabakada ise eşitlik bozulmadı.
Kaptan Totti'nin yokluğunda Roma'nın en büyük kozu hiç şüphesiz Daniele De Rossi olacak. Daha genç bir oyuncuyken bu derbiden önce uyku uyuma ihtimalim hiçbir zaman olmadı çünkü kalp atışlarımın sesi beni hep rahatsız etti ancak şu an daha sakinim çünkü olgunlaştım desem de maç içerisinde ruh halim ne olur onu kestirmem imkansız diyerek maçın kendisi açısından ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Lazio cephesinde ise Edy Reja'nın en önemli silahı Miroslav Klose. Bunun yanı sıra derbilerin adamı olan Cisse ve orta sahanın beyni olan Hernanes 2 yıllık galibiyet hasretine son vermek için Lazio'nun en önemli kozları olacak.
ATALANTA - UDİNESE :
Serie A'ya -6 puan ile başlamasına rağmen başarılı bir performans gösteren ve 4 puana çıkan Atalanta, lige normal başlamış olsaydı bugün puan cetvelinde zirve ekiplerden birisi olacaktı. Kendi evinde oynadığı 2 maçı da kazanan Bergamolular, hem içeride hem dışarıda oldukça sert oynayan bir ekip. Sezon başından beri oynadıkları 5 karşılaşmada 20 sarı kart görmüş olmaları da bunun en önemli göstergesi.
Udinese'de sakat ve cezalı oyuncu olmaması moralleri üst seviyede tutuyor. Siyah beyazlılar da rakibi Atalanta gibi bu sezon kendi evinde oynadığı 2 maçtan da galip ayrılmayı başardı ve deplasmanda henüz mağlubiyetleri yok. İki takımın karşı karşıya geldiği son 4 maçta fileler 10 kez sarsılmış ancak Stadio Azzurri d'Italia'da 2010 yılının Mart ayındaki son mücadelede 0-0'lık eşitlik bozulmamış.
Atalanta, Moralez ve German Denis gibi hücum gücü yüksek ve sorumluluk alabilen çok önemli iki oyuncuya sahip ve özellikle Denis için bu maçın ayrı bir önemi var. Udinese'de Di Natale olduğu müddetçe forma şansı bulman çok zor cevabını aldıktan sonra takımdan ayrılmak istediğini açıklayan ve Atalanta'ya kiralanan Denis, bu maçta kendisini takımda düşünmeyenlere cevap vermek için elinden geleni yapacaktır. Udinese'nin boş bir takım olduğunu söylemek kesinlikle mümkün değil. Genoa ile birlikte scout sistemini İtalya'da en iyi uygulayan kulüp olan siyah beyazlıların hem oturmuş bir kadrosu var hem de ligin en iyi orta saha kurgusuna sahip ekiplerinden biri. Udinese'nin yenilmeme ihtimali bana göre biraz daha ağır basıyor.
CESENA - FİORENTİNA :
Sezon başında İtalyan basını tarafından yapılan tahminlerde Cesena, küme düşme potansiyeli en yüksek takım olarak görüldü ve ilk 5 maç itibarı ile bu düşünceyi de ispatlamak için ellerinden geleni yaptılar. Ligde henüz galibiyeti olmayan ve elde edebildiği 1 puan ile 19. sırada yer alan Cesena'da başkan Igor Campedelli, teknik direktör Marco Giampaolo için onun her zaman arkasındayız dediğine göre varın sıkıntının boyutunu bir de siz düşünün.
Artemio Franchi'de oynadığı 3 maçın 2'sini kazanan Fiorentina ise uzun zamandır deplasman fakiri bir takım. Bu sezon deplasmanda oynadığı 2 maçtan da galibiyet elde edemeyen Mor Menekşeler'de büyük ihtimal uğursuzluk teknik direktör Mihajloviç'ten kaynaklanıyor. Takımının başında 21 deplasman maçında sadece 3 kez galibiyet alınmışsa hatayı başka yerde aramamak lazım.
Sezon başında Fiorentina'dan Cesena'ya geçerek takımın bütün yükünü omuzlarına alan Adrian Mutu, bu maçta şans bulup Fiorentina'ya gol atarsam asla sevinmeyeceğim açıklamasını yaptı. Cesena taraftarı tepki verecek mi ?
CATANIA - INTER :
Roma efsanelerinden Montella'nın çalıştırdığı Catania'da Inter maçı için adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. Haftaiçinde yapılan son taktik antrenmanından önce tesislere akın eden 3.000 Catania taraftarı futbolcuları ve teknik heyeti adeta şoka soktular ve takımlarına Inter karşılaşması öncesinde büyük moral aşıladılar.
Inter'de ise son lig maçında Napoli'ye farklı yenildikten sonra hakemlere karşı duyulan öfke dinmek bilmiyor. Eto'o'nun devre arasında Inter'e 2 aylığına geri döneceği iddia edilse de başkan Massimo Moratti dedikodulara son noktayı koydu ve Kamerunlu oyuncu ile ilgilenmediklerini, böyle bir transferin de gündemlerinde olmadığını belirtti.
Stadio Massimino'da son 5 maçta 4 galibiyet elde eden Inter'de kaleci Julio Cesar, Andrea Ranocchia, Joel Obi, Andrea Poli, Emiliano Viviano ve Diego Forlan bu maçta forma giyemeyecek olan isimler. Ligde sadece 8 puanı bulunun Inter bu maçtan 3 puanla ayrılıp Lille maçına hazırlanmak için elinden geleni yapacaktır.
AC MİLAN - PALERMO :
Milan, Juventus ve Inter gibi zirveye oynayan ekipler için Palermo her zaman ters bir takım olmuştur. Sicilya'nın ağırlığından mı bilinmez ama Palermo ile kendi evinizde de oynasanız, deplasmana da gitseniz kafanızdan 3 puanı şak diye kağıda yazamazsınız. Ligin başlamasına 10 gün kala teknik direktör değiştirmesine, takımın önemli silahları olan Javier Pastore, Salvatore Sirigu, Cesare Bovo, Mattia Cassani ve Antonio Nocerino'yu satmasına rağmen 5 maçta topladıkları 10 puanla ligde 4. sırada olmaları bana göre gerçekten büyük başarı.
Yukarıda yazdıklarımıza rağmen Palermo'nun şansı, özellikle de San Siro'da Milan'a karşı son zamanlarda pek gülmüyor. Kırmızı siyahlılar Palermo karşısında oynadıkları son 4 maçtan 3 galibiyet çıkardılar. Cumartesi akşamı oynanacak olan bu zorlu mücadelede Milan'da Abate, Gattuso, Flamini, Ambrosini ve Pato forma giyemeyecek olan isimler. Palermo'nun tek eksiği ise Luca Di Matteo.
NAPOLİ - PARMA :
Giuseppe Meazza'da Inter'i 3-0 gibi farklı bir skorla yenerek yıllar sonra Milano'da galibiyet sevinci yaşayan Inter, kadro kalitesi bakımından kendisinden çok altta olan Parma'yı konuk edecek.
Misafir takımın önemli isimlerinden efsanevi oyuncu Arjantinli Hernan Crespo'nun yerine bu maçta görev yapacak olan isim Floccari. Napoli'de ise Inter maçında sakatlığı sebebiyle forma giyemeyen Edinson Cavani bu maç için hazır hale gelmiş durumda ama ev sahibi ekipte Pandev, Britos ve Donadel sakatlıkları sebebiyle forma giyemeyecek.
Parma şu ana kadar San Paolo'dan 2 kere zaferle çıktı ve en yakın tarihli olan 2010 ayının Nisan ayında aldıkları 3-2'lik galibiyet. Napoli ise evinde sarı lacivertlileri 9 kez mağlup etmeyi başarırken 6 karşılaşmada eşitlik bozulmadı.
CHİEVO - JUVENTUS :
Uzun yılların ardından bu sezon İtalya'da şampiyonluğun favorileri arasında gösterilen Juventus, son yıllarda büyük sıkıntılar çektiği Stadio Bentegodi'de Chievo'ya konuk olacak.
2006 yılına kadar iki ekibin karşılaştığı bütün maçları kazanan takım Juventus olmuştu ama 2006 yılı Chievo için resmen dönüm noktası oldu. Siyah beyazlılardan tarihteki ilk puanını o sene elde eden Cihevo, bunun ardından Juve ile oynadığı her maçı rakibi içib adeta zindan olarak ilan etti.
Milan'ı 2-0 yendikten sonra kendine güveni hat safhaya çıkaran Juventus'un orta sahasındaki Andrea Pirlo, Claudio Marchisio ve Arturo Vidal üçlüsü bu maçta da Torino ekibinin en büyük güvencesi. Milan'da olduğu gibi yeni takımı Juventus'ta da takımın beyni olan Pirlo'yu durdurmak isteyen Parma teknik direktörü Di Carlo takımının sahaya 4-3-1-2 düzeni ile çıkartacağını, orta sahayı kalabalık ve sert oyunculardan kurarak Pirlo'yu etkisiz hale getirmek istediklerini açıkladı.
Tansiyon, gerilim, ses bombası, meşale, sopalı bez pankartlar, konfetilerin sık sık görüleceği, megafonlar ile tezahüratların kulakları sağır edeceği dünyanın en önemli derbilerinden olan Lazio - Roma maçı belki de bu sefer hocaların kaderini belirleyecek. Bir yanda sezona çalkantılı bir başlangıç yapıp süpriz bir şekilde Avrupa'ya erken veda eden Luis Enrique, diğer yanda taraftarlar ile arası bir hayli bozuk olan Edy Reja ...
2009 yılının Nisan ayından beri Roma'ya karşı galibiyeti olmayan Lazio'da Francelino Matuzalem ve Simone Del Nero kesin olarak forma giyemeyecek. Roma'da ise derbilerin aranan adamı kaptan Totti oynayamayacak. Sakatlıkları devam eden David Pizarro, Leandro Greco, Bogdan Lobont ve Stefano Okaka'nın durumları ise maç saatinde belli olacak.
1929 yılında başlayan bu amansız mücadelede ilk düdük Aralık ayında çalındı ve Lazio ile Roma 167 defa birbirleri ile mücadele ettiler. Bu müsabakalarda Roma'nın 62, Lazio'nun 45 galibiyeti bulunurken 60 müsabakada ise eşitlik bozulmadı.
Kaptan Totti'nin yokluğunda Roma'nın en büyük kozu hiç şüphesiz Daniele De Rossi olacak. Daha genç bir oyuncuyken bu derbiden önce uyku uyuma ihtimalim hiçbir zaman olmadı çünkü kalp atışlarımın sesi beni hep rahatsız etti ancak şu an daha sakinim çünkü olgunlaştım desem de maç içerisinde ruh halim ne olur onu kestirmem imkansız diyerek maçın kendisi açısından ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Lazio cephesinde ise Edy Reja'nın en önemli silahı Miroslav Klose. Bunun yanı sıra derbilerin adamı olan Cisse ve orta sahanın beyni olan Hernanes 2 yıllık galibiyet hasretine son vermek için Lazio'nun en önemli kozları olacak.
ATALANTA - UDİNESE :
Serie A'ya -6 puan ile başlamasına rağmen başarılı bir performans gösteren ve 4 puana çıkan Atalanta, lige normal başlamış olsaydı bugün puan cetvelinde zirve ekiplerden birisi olacaktı. Kendi evinde oynadığı 2 maçı da kazanan Bergamolular, hem içeride hem dışarıda oldukça sert oynayan bir ekip. Sezon başından beri oynadıkları 5 karşılaşmada 20 sarı kart görmüş olmaları da bunun en önemli göstergesi.
Udinese'de sakat ve cezalı oyuncu olmaması moralleri üst seviyede tutuyor. Siyah beyazlılar da rakibi Atalanta gibi bu sezon kendi evinde oynadığı 2 maçtan da galip ayrılmayı başardı ve deplasmanda henüz mağlubiyetleri yok. İki takımın karşı karşıya geldiği son 4 maçta fileler 10 kez sarsılmış ancak Stadio Azzurri d'Italia'da 2010 yılının Mart ayındaki son mücadelede 0-0'lık eşitlik bozulmamış.
Atalanta, Moralez ve German Denis gibi hücum gücü yüksek ve sorumluluk alabilen çok önemli iki oyuncuya sahip ve özellikle Denis için bu maçın ayrı bir önemi var. Udinese'de Di Natale olduğu müddetçe forma şansı bulman çok zor cevabını aldıktan sonra takımdan ayrılmak istediğini açıklayan ve Atalanta'ya kiralanan Denis, bu maçta kendisini takımda düşünmeyenlere cevap vermek için elinden geleni yapacaktır. Udinese'nin boş bir takım olduğunu söylemek kesinlikle mümkün değil. Genoa ile birlikte scout sistemini İtalya'da en iyi uygulayan kulüp olan siyah beyazlıların hem oturmuş bir kadrosu var hem de ligin en iyi orta saha kurgusuna sahip ekiplerinden biri. Udinese'nin yenilmeme ihtimali bana göre biraz daha ağır basıyor.
CESENA - FİORENTİNA :
Sezon başında İtalyan basını tarafından yapılan tahminlerde Cesena, küme düşme potansiyeli en yüksek takım olarak görüldü ve ilk 5 maç itibarı ile bu düşünceyi de ispatlamak için ellerinden geleni yaptılar. Ligde henüz galibiyeti olmayan ve elde edebildiği 1 puan ile 19. sırada yer alan Cesena'da başkan Igor Campedelli, teknik direktör Marco Giampaolo için onun her zaman arkasındayız dediğine göre varın sıkıntının boyutunu bir de siz düşünün.
Artemio Franchi'de oynadığı 3 maçın 2'sini kazanan Fiorentina ise uzun zamandır deplasman fakiri bir takım. Bu sezon deplasmanda oynadığı 2 maçtan da galibiyet elde edemeyen Mor Menekşeler'de büyük ihtimal uğursuzluk teknik direktör Mihajloviç'ten kaynaklanıyor. Takımının başında 21 deplasman maçında sadece 3 kez galibiyet alınmışsa hatayı başka yerde aramamak lazım.
Sezon başında Fiorentina'dan Cesena'ya geçerek takımın bütün yükünü omuzlarına alan Adrian Mutu, bu maçta şans bulup Fiorentina'ya gol atarsam asla sevinmeyeceğim açıklamasını yaptı. Cesena taraftarı tepki verecek mi ?
CATANIA - INTER :
Roma efsanelerinden Montella'nın çalıştırdığı Catania'da Inter maçı için adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. Haftaiçinde yapılan son taktik antrenmanından önce tesislere akın eden 3.000 Catania taraftarı futbolcuları ve teknik heyeti adeta şoka soktular ve takımlarına Inter karşılaşması öncesinde büyük moral aşıladılar.
Inter'de ise son lig maçında Napoli'ye farklı yenildikten sonra hakemlere karşı duyulan öfke dinmek bilmiyor. Eto'o'nun devre arasında Inter'e 2 aylığına geri döneceği iddia edilse de başkan Massimo Moratti dedikodulara son noktayı koydu ve Kamerunlu oyuncu ile ilgilenmediklerini, böyle bir transferin de gündemlerinde olmadığını belirtti.
Stadio Massimino'da son 5 maçta 4 galibiyet elde eden Inter'de kaleci Julio Cesar, Andrea Ranocchia, Joel Obi, Andrea Poli, Emiliano Viviano ve Diego Forlan bu maçta forma giyemeyecek olan isimler. Ligde sadece 8 puanı bulunun Inter bu maçtan 3 puanla ayrılıp Lille maçına hazırlanmak için elinden geleni yapacaktır.
AC MİLAN - PALERMO :
Milan, Juventus ve Inter gibi zirveye oynayan ekipler için Palermo her zaman ters bir takım olmuştur. Sicilya'nın ağırlığından mı bilinmez ama Palermo ile kendi evinizde de oynasanız, deplasmana da gitseniz kafanızdan 3 puanı şak diye kağıda yazamazsınız. Ligin başlamasına 10 gün kala teknik direktör değiştirmesine, takımın önemli silahları olan Javier Pastore, Salvatore Sirigu, Cesare Bovo, Mattia Cassani ve Antonio Nocerino'yu satmasına rağmen 5 maçta topladıkları 10 puanla ligde 4. sırada olmaları bana göre gerçekten büyük başarı.
Yukarıda yazdıklarımıza rağmen Palermo'nun şansı, özellikle de San Siro'da Milan'a karşı son zamanlarda pek gülmüyor. Kırmızı siyahlılar Palermo karşısında oynadıkları son 4 maçtan 3 galibiyet çıkardılar. Cumartesi akşamı oynanacak olan bu zorlu mücadelede Milan'da Abate, Gattuso, Flamini, Ambrosini ve Pato forma giyemeyecek olan isimler. Palermo'nun tek eksiği ise Luca Di Matteo.
NAPOLİ - PARMA :
Giuseppe Meazza'da Inter'i 3-0 gibi farklı bir skorla yenerek yıllar sonra Milano'da galibiyet sevinci yaşayan Inter, kadro kalitesi bakımından kendisinden çok altta olan Parma'yı konuk edecek.
Misafir takımın önemli isimlerinden efsanevi oyuncu Arjantinli Hernan Crespo'nun yerine bu maçta görev yapacak olan isim Floccari. Napoli'de ise Inter maçında sakatlığı sebebiyle forma giyemeyen Edinson Cavani bu maç için hazır hale gelmiş durumda ama ev sahibi ekipte Pandev, Britos ve Donadel sakatlıkları sebebiyle forma giyemeyecek.
Parma şu ana kadar San Paolo'dan 2 kere zaferle çıktı ve en yakın tarihli olan 2010 ayının Nisan ayında aldıkları 3-2'lik galibiyet. Napoli ise evinde sarı lacivertlileri 9 kez mağlup etmeyi başarırken 6 karşılaşmada eşitlik bozulmadı.
CHİEVO - JUVENTUS :
Uzun yılların ardından bu sezon İtalya'da şampiyonluğun favorileri arasında gösterilen Juventus, son yıllarda büyük sıkıntılar çektiği Stadio Bentegodi'de Chievo'ya konuk olacak.
2006 yılına kadar iki ekibin karşılaştığı bütün maçları kazanan takım Juventus olmuştu ama 2006 yılı Chievo için resmen dönüm noktası oldu. Siyah beyazlılardan tarihteki ilk puanını o sene elde eden Cihevo, bunun ardından Juve ile oynadığı her maçı rakibi içib adeta zindan olarak ilan etti.
Milan'ı 2-0 yendikten sonra kendine güveni hat safhaya çıkaran Juventus'un orta sahasındaki Andrea Pirlo, Claudio Marchisio ve Arturo Vidal üçlüsü bu maçta da Torino ekibinin en büyük güvencesi. Milan'da olduğu gibi yeni takımı Juventus'ta da takımın beyni olan Pirlo'yu durdurmak isteyen Parma teknik direktörü Di Carlo takımının sahaya 4-3-1-2 düzeni ile çıkartacağını, orta sahayı kalabalık ve sert oyunculardan kurarak Pirlo'yu etkisiz hale getirmek istediklerini açıkladı.
Cerci'den Klose'ye, Atigol'den Frtslck'a
Gönderen
atigol
zaman:
04:45
4 Ekim 2011 Salı
Etiketler:
Fiorentina,
Lazio
2
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Yazıların takibini yapalım istedim yazdıktan sonra. Fırat'ın yayınladığı Cerci röportajını okumuşsunuzdur. Cerci, Lazio'ya gol atmak istediğinin altını çiziyordu. Bunu başardı, penaltıyı gole çevirerek ama takımına maçı kazandıramadı. Yazının fotoğrafı neden mi Klose? Maçı Lazio'ya kazandıran golü atmasının yanında fazladan bir nedeni daha var bu fotoğrafı seçmemin. Cevabını ben değil Fırat verir size, belki de vermez = )
Cevap (Franchi-Fırat): Yorum kısmı yerine burayı editlemeyi uygun buldum. Olayın sebebi şu: Atilla Klose'nin bu fotoğrafını paylaştı Twitter üzerinden, Serie A hayranlarına gelsin diyerek. Ben de şu cevabı verdim: "Hem Klose hem Lazio, ligden tiksinebilirim her an."
Birkaç gün sonrasında da Klose sağ olsun bana en uygun cevabı verdi, başka bir deyişle kapağı taktı. Lazio, Fiorentina'yı Artemio Franchi'de 2-1 yenerken galibiyeti getiren golü 83. dakikada Klose attı. Bu lafları Klose'nin suratına söylesem bu kadar acı bir sonuç yaşatmazdı bana muhtemelen, şaka gibi.
Fiorentina-Lazio Öncesi Cerci Röportajı
Gönderen
firat selcuk
zaman:
17:36
1 Ekim 2011 Cumartesi
Etiketler:
Fiorentina,
Franchi,
Futbol
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Fiorentina'nın ocak ayında Roma'dan kadrosuna kattığı ve sağladığı katkı ile kısa sürede ilk 11'in değişmezi olan Cerci ile röportaj yapılmış. Yarın(2 Ekim Pazar) oynanacak olan Fiorentina-Lazio maçı öncesi eski bir Romalı olduğu için dikkatleri üzerine çeken bir isim. Hatta Roma'nın eskisi değil, altyapısından çıkma bir oyuncu kendisi. Yani her daim "AS Roma" etiketi üzerinde olacak nereye giderse gitsin -kendisi de bundan rahatsız değil zaten.Cerci konuşmaya şöyle başlıyor: "Lazio'ya gol atmanın hayalini kuruyorum. Eleştiriler böylece olumlu tepkiye dönüşecektir." Ve ekliyor: "Balotelli ile kıyaslanmak beni kızdırıyor. Çünkü kendisiyle benzeşmiyoruz. Beni tanıyanlar düzgün birisi olduğumu biliyorlardır, herkese karşı gelen veya huzur bozan birisi değilim."
Mihajlovic ile tartıştın mı?
Biraz hatalı davrandım, olur böyle şeyler. Parma maçında oyundan çıkmak istemedim, bir gol daha atıp daha fazla eğlenmek istiyorum. Yanlış bir şey mi bu? Aptallık yapıyor gibi göründüm... Mihajlovic önemli bir isim, beni sevdiğini düşünüyorum, basit bir cezadan daha fazlasını vermeyecektir.
Peki taraftarların Montolivo'yu ıslıklıyor olması?
Başka bir absürt olay da bu. Ne yanlış yaptı ki? Hiçbir şey. Bu duruma anlam veremiyorum. Ancak size şunu garanti ederim ki taraftarınız sizi ıslıklarken sakin kalabilmek çok zordur.
Fiorentina bu sezon nerede olacak?
Avrupa'ya geri dönmek öncelikle hedefimiz. Lazio'yu yenersek de bu ciddi bir hikayeye dönüşecek.
Onların yerinde olmak isteyeceğin üç oyuncu söyleyebilir misin?
Cristiano Ronaldo, Iniesta ve Messi. Dördüncüyü de ekleyebilir miyim? Robben de var...
Manchester City seni almak istiyordu, Antonio Conte de Juventus'a istemişti.
Diğer takımlar ve isimler tarafından istenmek gurur verici bir şey. Ancak hem bu sezon, hem de yakın geleceğimde sadece Fiorentina var.
Jovetic'in dönüşüne ne diyorsun?
Jovetic karşısında nutkum tutuldu. Böylesine ciddi bir sakatlıktan sonra sakatlıkla ilgili hiçbir iz taşımadan performansına kaldığı yerden devam ediyor.
Roberto Mancini neden ısrarla seni istemiş olabilir?
Hiçbir fikrim yok, belki Pisa'da oynadığım dönemden kalan bir istektir.
Bir röportajda milli takım sorusu olmadan olmaz, Cerci ne düşünüyor bu konuda?
Bir takımda yer sahibi olmak önemlidir, milli takımda da öyle. Ancak bunun için bir şeyler verebilmek gerekir. Öncelikle Fiorentina için önemli bir isim olmalıyım.
Daha önce Lazio'ya hiç gol attın mı?
Altyapıda attığımı hatırlıyorum, topu kontrol edip durdurdum ve sol ayağımla karşı köşeye yolladım. Tüm gece uyuyamamanızı sağlayan bir şey bu.
Bu demek oluyor ki Lazio'ya gol atmak istiyorsun.
Eğer bunu gerçekleştirebilirsem Fiesole'nin önüne koşup orada kutlarım.(Fiesole: Fiesole tarafındaki kale arkası ve oradaki taraftarlardan bahsediyor.)
Serie A'da 6. Haftanın Önemli Maçları
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
17:26
30 Eylül 2011 Cuma
Etiketler:
ac milan,
as roma,
Atalanta,
Fiorentina,
inter,
Juventus,
Lazio,
Napoli
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
INTER - NAPOLİ :

Sezona kabus gibi başlayan ve oynadığı 5. resmi maçın ardından Gasperini ile yollarını ayırarak takımın başına Ranieri'yi geçiren Moratti'nin bu hamlesi çok eleştirilmişti ama geçen hafta da yazdığımız gibi İtalyan teknik adamın emanet aldığı takımlara yaptığı ilk etkiler genel anlamda olumlu sonuçlar doğurmuştur. Nitekim Inter, önce Bologna deplasmanında ardından da CSKA Moskova deplasmanlarında kazanarak derin bir oh çekti.
Ligde ilk iki maçını kazandıktan sonra düşüşe geçen Napoli'de hesapları alt üst eden isim Edinson Cavani oldu. Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Villarreal maçında sakatlanan Uruguaylı oyuncu bu önemli deplasmanda takımını yalnız bırakacak. Sezon başında Inter'in gündeminde olan Lavezzi'ye bu maçta eşlik edecek olan oyuncunun eski Inter'li Goran Pandev olma ihtimali bir hayli yüksek görünüyor.
Ev sahibi ekipte ise sakatlıkları devam eden Sneijder ve Maicon kesin olarak forma giyemeyecek, takım ile antrenmanlara çıkmaya başlayan Stankoviç ve CSKA Moskova maçında sakatlanan Pazzini'nin durumu ise maç saatinde belli olacak. Giuseppe Meazza'da 1994 yılının Aralık ayından beri kazanamayan Napoli için bu maç Cavani'nin yokluğunda bir hayli zor geçecek gibi görünüyor.
JUVENTUS - AC MİLAN :

Yıllardır süren şampiyonluk hasretine son vererek efsane günlerine geri dönmek isteyen Juventus, yeni mabedinde geçen sezonun şampiyonu Milan'ı ağırlayacak. Eski oyuncusu Conte'nin yönetiminde iddialı bir kadro kuran ve bunu skora da yansıtmaya başlayan Torino ekibinin, sezona sancılı bir başlangıç yapan ve pek çok sakat oyuncusu bulunan Milan karşısında ne yapacağı merak konusu.
Sahalara geri dönen Zlatan İbrahimoviç, bu takım için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu haftaiçinde oynanan V.Plezen karşılaşmasında ortaya koyduğu performansla gösterdi. Milano temsilcisinde Zlatan'ın yanı sıra Luca Antonini, Daniele Bonera ve Alberto Aquilani de iyileşen isimler arasında.
Juventus'un sakatlık mağduru olan tek oyuncusu Vincenzo Iaquinta. Herhangi bir mucize olmazsa bu bu maçta forma giyemeyecek olan Iaquinta'nın yerine kırmızı kart cezası sona eren Mirko Vucinic sahada olacaktır.
Benim nazarımda maçın iki kilit oyuncusu olacaktır: Andrea Pirlo ve Zlatan İbrahimoviç. 10 yıl boyunca Milan'a büyük hizmet veren Pirlo ile Calciopoli döneminden önce Juventus'un başarılarında katkı sağlayıp kriz olunca Inter'e geçen İbrahimoviç'in yapacakları iki takımın bu maçtaki akıbetini belirleyecektir. İsveçli oyuncunun büyük tepki alacağı es geçilmemeli çünkü Juventus taraftarı onu halen daha unutamadı (!).
FIORENTINA - LAZIO :

Lazio'da forma giydiği 6 senede 7 kupa kazanan Sinisa Mihajloviç, Fiorentina teknik direktörü olarak geçen sezon Artemio Franchi'de 2-1 mağlup olduğu Lazio ile rövanş maçına çıkacak. Göreve başladığı ilk zamanlar Floransa'da tartışılan Sırp teknik adam, Inter'den gelen teklifi reddedince taraftarların gönlünde taht kuran isim olmuştu.
Lazio teknik direktörü Edy Reja için aynı şeyleri söylemek biraz zor. 2 hafta önce görevi bırakma noktasına gelen ancak istifası başkan tarafından reddedilen İtalyan teknik adam ateşten gömleğini sırtından çıkarma fırsatı arıyor ve bu zorlu deplasman sıkıntılardan kurtulmak için ideal görünüyor.
Per Kroldrup ve Alberto Gilardino ev sahibi ekipte forma giyemeyecek olan isimler. Lazio'nun bu maçta oynayamayacak olan oyuncuları ise Matuzalem, Mauri, Giuseppe Biava ve Simone Del Nero. Kendi evinde Lazio'yu en son 2009 yılının Şubat ayında mağlup eden Fiorentina'nın üst sıralara tırmanmak için bu maçı kayıpsız atlatması gerekiyor.
ROMA - ATALANTA :

Salı Roma için hareketli bir gün oldu. Önce kaptan Totti'nin 35. yaş günü kutlandı ardından Thomas Di Benedetto'nun başkanlığı ilan edildi. Son maçta zaten nihayet galibiyet sevincini elde eden başkent ekibinde moraller yerinde diyebiliriz. Lamela, Greco ve Fernando Gago'nun sakatlıkları devam ediyor.
Atalanta ise bu sezon Serie A'ya yeni yükselmesine ve lige -6 puan ile başlamasına rağmen ilk 4 maçta 1 beraberlik ve 3 galibiyet alarak müthiş bir başlangıç yaptı. Roma için bulundukları duruma rağmen moralleri yerinde dediğimize göre Atalanta'nın moralini Stefano Lucchini, Leonardo Pettinari ve Cristiano Doni gibi eksikliklerine rağmen varın siz düşünün.

Sezona kabus gibi başlayan ve oynadığı 5. resmi maçın ardından Gasperini ile yollarını ayırarak takımın başına Ranieri'yi geçiren Moratti'nin bu hamlesi çok eleştirilmişti ama geçen hafta da yazdığımız gibi İtalyan teknik adamın emanet aldığı takımlara yaptığı ilk etkiler genel anlamda olumlu sonuçlar doğurmuştur. Nitekim Inter, önce Bologna deplasmanında ardından da CSKA Moskova deplasmanlarında kazanarak derin bir oh çekti.
Ligde ilk iki maçını kazandıktan sonra düşüşe geçen Napoli'de hesapları alt üst eden isim Edinson Cavani oldu. Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Villarreal maçında sakatlanan Uruguaylı oyuncu bu önemli deplasmanda takımını yalnız bırakacak. Sezon başında Inter'in gündeminde olan Lavezzi'ye bu maçta eşlik edecek olan oyuncunun eski Inter'li Goran Pandev olma ihtimali bir hayli yüksek görünüyor.
Ev sahibi ekipte ise sakatlıkları devam eden Sneijder ve Maicon kesin olarak forma giyemeyecek, takım ile antrenmanlara çıkmaya başlayan Stankoviç ve CSKA Moskova maçında sakatlanan Pazzini'nin durumu ise maç saatinde belli olacak. Giuseppe Meazza'da 1994 yılının Aralık ayından beri kazanamayan Napoli için bu maç Cavani'nin yokluğunda bir hayli zor geçecek gibi görünüyor.
JUVENTUS - AC MİLAN :

Yıllardır süren şampiyonluk hasretine son vererek efsane günlerine geri dönmek isteyen Juventus, yeni mabedinde geçen sezonun şampiyonu Milan'ı ağırlayacak. Eski oyuncusu Conte'nin yönetiminde iddialı bir kadro kuran ve bunu skora da yansıtmaya başlayan Torino ekibinin, sezona sancılı bir başlangıç yapan ve pek çok sakat oyuncusu bulunan Milan karşısında ne yapacağı merak konusu.
Sahalara geri dönen Zlatan İbrahimoviç, bu takım için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu haftaiçinde oynanan V.Plezen karşılaşmasında ortaya koyduğu performansla gösterdi. Milano temsilcisinde Zlatan'ın yanı sıra Luca Antonini, Daniele Bonera ve Alberto Aquilani de iyileşen isimler arasında.
Juventus'un sakatlık mağduru olan tek oyuncusu Vincenzo Iaquinta. Herhangi bir mucize olmazsa bu bu maçta forma giyemeyecek olan Iaquinta'nın yerine kırmızı kart cezası sona eren Mirko Vucinic sahada olacaktır.
Benim nazarımda maçın iki kilit oyuncusu olacaktır: Andrea Pirlo ve Zlatan İbrahimoviç. 10 yıl boyunca Milan'a büyük hizmet veren Pirlo ile Calciopoli döneminden önce Juventus'un başarılarında katkı sağlayıp kriz olunca Inter'e geçen İbrahimoviç'in yapacakları iki takımın bu maçtaki akıbetini belirleyecektir. İsveçli oyuncunun büyük tepki alacağı es geçilmemeli çünkü Juventus taraftarı onu halen daha unutamadı (!).
FIORENTINA - LAZIO :

Lazio'da forma giydiği 6 senede 7 kupa kazanan Sinisa Mihajloviç, Fiorentina teknik direktörü olarak geçen sezon Artemio Franchi'de 2-1 mağlup olduğu Lazio ile rövanş maçına çıkacak. Göreve başladığı ilk zamanlar Floransa'da tartışılan Sırp teknik adam, Inter'den gelen teklifi reddedince taraftarların gönlünde taht kuran isim olmuştu.
Lazio teknik direktörü Edy Reja için aynı şeyleri söylemek biraz zor. 2 hafta önce görevi bırakma noktasına gelen ancak istifası başkan tarafından reddedilen İtalyan teknik adam ateşten gömleğini sırtından çıkarma fırsatı arıyor ve bu zorlu deplasman sıkıntılardan kurtulmak için ideal görünüyor.
Per Kroldrup ve Alberto Gilardino ev sahibi ekipte forma giyemeyecek olan isimler. Lazio'nun bu maçta oynayamayacak olan oyuncuları ise Matuzalem, Mauri, Giuseppe Biava ve Simone Del Nero. Kendi evinde Lazio'yu en son 2009 yılının Şubat ayında mağlup eden Fiorentina'nın üst sıralara tırmanmak için bu maçı kayıpsız atlatması gerekiyor.
ROMA - ATALANTA :

Salı Roma için hareketli bir gün oldu. Önce kaptan Totti'nin 35. yaş günü kutlandı ardından Thomas Di Benedetto'nun başkanlığı ilan edildi. Son maçta zaten nihayet galibiyet sevincini elde eden başkent ekibinde moraller yerinde diyebiliriz. Lamela, Greco ve Fernando Gago'nun sakatlıkları devam ediyor.
Atalanta ise bu sezon Serie A'ya yeni yükselmesine ve lige -6 puan ile başlamasına rağmen ilk 4 maçta 1 beraberlik ve 3 galibiyet alarak müthiş bir başlangıç yaptı. Roma için bulundukları duruma rağmen moralleri yerinde dediğimize göre Atalanta'nın moralini Stefano Lucchini, Leonardo Pettinari ve Cristiano Doni gibi eksikliklerine rağmen varın siz düşünün.
Serie A'da 5. Haftanın Önemli Maçları
BOLOGNA - INTER :

Futbolla alakasız birisi şu anda puan cetveline baksa iki takım için küme düşmeme mücadelesi veriyor zanneder. Çarşamba akşamı 2011-2012 sezonunun ilk golünü atarak ilk puanını Juventus karşısında elde eden Bologna, ligin yeni ekiplerinden Novara'ya deplasmanda 3-1 mağlup olunca Gasperini'yi kovup yerine Ranieri'yi getiren Inter'i kendi evinde ağırlayacak.
Ev sahibi Bologna'da Çarşamba günü sakatlanan kaleci Francois Gillet, Andrea Raggi, Simone Loria, Cherubin ve Saphir Taider kesin olarak forma giyemeyecek. Hafif sakatlığı bulunan Serie A fenomenlerinden Marco Di Vaio ise büyük bir aksilik olmazsa Inter karşısında ilk 11'de sahaya çıkacak. Inter'den co-owner yöntemi ile transfer edilen 21 yaşındaki genç oyuncu Rene Krhin de ilk kez eski takımına karşı mücadele edecek olmanın heyecanını yaşayacak.
Inter'in sakatlıklar ordusu ise yavaş yavaş iyileşmeye başladı. Bu hafta takımla birlikte idmanlara çıkan Ivan Cordoba'nın kadroda olma ihtimalleri varken Sneijder ve Stankoviç'in durumu şüpheli ayrıca Maicon, Motta ve Poli ise kesin olarak Bologna deplasmanında forma giyemeyecek olan isimler. Ayrıca Novara maçında kırmızı kart gören defans oyuncusu Ranocchia da bu hafta dinlenecek.
Teknik direktör değişikliklerinin takımlar üzerinde pozitif etkisi yadsınamaz bir gerçek ve bana göre kötü bir hoca olsa bile Ranieri'nin emanetçi pozisyonu genelde ilk hamlelerini olumlu vermiştir. Bologna'ya karşı oynadığı son 9 maçta 8 galibiyet elde eden Inter, kan değişikliğinin ardından haftalardır aradığı galibiyete bu sefer ulaşabilir.
AC MİLAN - CESENA :

Luca Antonini, Daniele Bonera, Philippe Mexes, Massimo Ambrosini, Ivan Gennaro Gattuso, Matthieu Flamini, Zlatan Ibrahimovic, Robinho ve Kevin-Prince Boateng ile 9 kişilik sakatlar kadrosunu oluşturan Milan'da bu kervana Pato da katılınca 10 numara Brezilyalı oyuncuya teslim edilmiş oldu.
Allegri'nin elinde golcü olarak kalan isimler Şampiyonlar Ligi kadrosuna alınmayan Inzaghi, sezona sorunlu başlayan Cassano ve ilk golünü Çarşamba günü Udinese ağlarına gönderen 18 yaşındaki Stephan El Shaarawy. Ancak bütün bu eksikliklere rağmen ligde henüz puanla tanışamayan Cesena karşısında San Siro'da maçın tek favorisi var, o da ev sahibi Milan.
İki takım arasında göze batan ilginç notlar da yok değil. Milan ligde attığı 6 golün 5'ini ilk yarılarda bulurken, Cesena ise attığı 6 golün 4'ünü ikinci yarılarda buldu. Yani futbolseverlerin her iki yarıda da gol izleme şansı bir hayli yüksek.
NAPOLI - FIORENTINA

San Paolo'nun nasıl bir cehennem olduğunu anlatmaya pek gerek yok ve bu yangın yerinde Mor Menekşeleri sırtlama görevi Gilardino ile Miguel Britos'un yokluğunda Stevan Jovetic'in omuzlarında olacak. Fiorentina kendi evinde Parma'yı güzel futbol ve 3 puanla uğurlayıp moral depoladıktan sonra Avrupa hedefinde aslında ne kadar da inançlı olduğunu ligin başlarında herkese göstermiş oldu. Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Napoli ise deplasmanda süpriz bir şekilde Chievo'ya tek golle boyun eğmenin şokunu yaşadı ve ligde birbirine yakın olan, Avrupa kupaları için de bu sene muhtemelen birbirleriyle kapışacak olan bu iki takımın ilk hedefi maçı kaybetmemek olacak.
Napoli 2007 yılında Serie A'ya çıktığından beri Fiorentina'nın San Paolo'da 1 galibiyeti, 1 beraberliği ve 2 mağlubiyeti var. Açıkçası bu haftanın sonucunu kestirmekte en zorlanılacak maç bu olacak ama sanırım rüzgar biraz Napoli'nin arkasından esecek gibi.
LAZIO - PALERMO :

Ligde şu zamana kadar galibiyet, beraberlik ve mağlubiyetlerin tadına varan Lazio'da hafta başında teknik direktör krizi yaşandı. Reja'nın kendisine gösterilen olağanüstü tepkilerden rahatsız olduğu ve görevine devam etmek istemediğini belirtmesine rağmen başkent ekibinin başkanı Lotito hocasına sahip çıkmış ve istifa düşüncesini aklından çıkartmasını istemişti.
Stefano Mauri, Giuseppe Biava, Stefan Radu ve Simone Del Nero'nun Palermo karşısında forma giyemeyeceği kesin. Lulic ve Konko ise ilk 11'e geri dönüş yapabilecek isimler olabilir fakat takımın yıldızlarından Stankevicius'un Cesena maçında aldığı darbeler oyuncunun canını bir hayli sıkmış durumda.
Ligin başlamasına 10 gün kala Pioli'yi kovup yerine alt yapıdan Mangia'yı getirip Inter karşısında 4-3'lük galibiyetle lige başlayan Palermo'nun yaşanılan olumsuzluklara rağmen ortaya koyduğu mücadele takdiri hakediyor. Sicilya cephesinde resmi olarak oynamayacağı açıklanan tek oyuncu Edgar Alvarez. Durumu maç saati belli olacak olan Cetto ve Acquah için oynayabilirler yorumu yapılabilir.
PARMA - ROMA :

İtalya'da ligin başlamasının üstünden 5 hafta geçmesine rağmen topun ağzına gelen hocalar Gasperini, Reja ve Luis Enrique olmuştu ve ilk kurban hafta içinde Gasperini olarak ilan edildi. Herhangi bir mucize olmazsa oltaya takılacak ikinci balık Roma teknik direktörü Luis Enrique olacaktır. Roma'da uzun süreli kalmak istiyorsanız taraftarlardan önce anlaşmanız gereken isim Totti'dir. İspanyol teknik adam daha destur demeden Totti'ye posta koymaya kalkınca önce Avrupa macerası son buldu ardından da ligde tozu dumana kattılar (!).
Kendisi ile ilgili yapılan eleştirilere cevap verirken Barcelona B Takımı'ndaki durumunu referans göstererek Roma'yı kıyaslaması zaten mantık olarak Luis Enrique'nin Roma macerasını bitirmiştir. En fazla 4-5 maç sonra da bu deneyimin resmi olarak son bulduğu açıklanacaktır.
Yıllardır yetersiz kadrolarla lige başlayan ve öyle devam eden Parma geleneğini bu sene de bozmayarak lige Juventus mağlubiyeti ile başlamasına rağmen 1 galibiyet almayı başarmışken Roma daha o günleri bile göremedi. Bu sezon Parma'nın attığı bütün gollerde imzası olan Giovinco cezasını tamamladı ve Stadio Tardini'de oynanacak bu kritik maçta forma giyecek. Roma'da ise çok büyük bir ihtimalle Lamela ve Stekelenburg kadroda olmayacak. Evet Roma'nın büyük sıkıntıları var ama başkent ekibi 8 Mayıs 2005 tarihinden beri Parma deplasmanında asla mağlup olmadı ve 14 gol atıp kalesinde sadece 3 gol gördü.
CATANIA - JUVENTUS :

Calciopoli skandalından sonra eski günlerine dönmesi bir hayli zaman alan Juventus, yıllardır özlemini duyduğu şampiyonluğa kavuşmak için sezon başı 100 milyon euroya yakın harcama yaparak ciddi transferler yaptı ve sezona 4-1'lik Parma galibiyeti ile başlayarak bu yarışta sonuna kadar varım mesajını ilk haftadan iletmek istedi. Bologna ile hafta içinde yeni yapılan stadında 1-1 berabere kalarak süpriz bir puan kaybı yaşayan Bianconeriler moral bozukluğunu atlatmak için Catania deplasmanından 3 puan ile çıkmak zorunda. Eljero Elia, Arturo Vidal ve Marcelo Estigarribia'nın da hazır durumu gelmelerinin ardından Conte'nin kadro derinliği kendisini tatmin edecek kıvama gelmiş durumda.
Eski Roma efsanesi Vincenzo Montella'nın çalıştırdığı Catania'da eski Juventus oyuncusu Legrottaglie ve Cristian Llama sakatlıkları nedeniyle bu önemli maçta forma giyemeyecekler. İlk 3 maçta istikrarsız bir görüntü çizen ve her skorun tadına varan Sicilya temsilcisinin açıkçası bu maçı kazanma ihtimali bir hayli düşük. Hele ki Juventus'un 1964 yılından beri bu deplasmanda kaybetmiyor olması ev sahibi ekibi için bir hayli can sıkıcı.

Futbolla alakasız birisi şu anda puan cetveline baksa iki takım için küme düşmeme mücadelesi veriyor zanneder. Çarşamba akşamı 2011-2012 sezonunun ilk golünü atarak ilk puanını Juventus karşısında elde eden Bologna, ligin yeni ekiplerinden Novara'ya deplasmanda 3-1 mağlup olunca Gasperini'yi kovup yerine Ranieri'yi getiren Inter'i kendi evinde ağırlayacak.
Ev sahibi Bologna'da Çarşamba günü sakatlanan kaleci Francois Gillet, Andrea Raggi, Simone Loria, Cherubin ve Saphir Taider kesin olarak forma giyemeyecek. Hafif sakatlığı bulunan Serie A fenomenlerinden Marco Di Vaio ise büyük bir aksilik olmazsa Inter karşısında ilk 11'de sahaya çıkacak. Inter'den co-owner yöntemi ile transfer edilen 21 yaşındaki genç oyuncu Rene Krhin de ilk kez eski takımına karşı mücadele edecek olmanın heyecanını yaşayacak.
Inter'in sakatlıklar ordusu ise yavaş yavaş iyileşmeye başladı. Bu hafta takımla birlikte idmanlara çıkan Ivan Cordoba'nın kadroda olma ihtimalleri varken Sneijder ve Stankoviç'in durumu şüpheli ayrıca Maicon, Motta ve Poli ise kesin olarak Bologna deplasmanında forma giyemeyecek olan isimler. Ayrıca Novara maçında kırmızı kart gören defans oyuncusu Ranocchia da bu hafta dinlenecek.
Teknik direktör değişikliklerinin takımlar üzerinde pozitif etkisi yadsınamaz bir gerçek ve bana göre kötü bir hoca olsa bile Ranieri'nin emanetçi pozisyonu genelde ilk hamlelerini olumlu vermiştir. Bologna'ya karşı oynadığı son 9 maçta 8 galibiyet elde eden Inter, kan değişikliğinin ardından haftalardır aradığı galibiyete bu sefer ulaşabilir.
AC MİLAN - CESENA :

Luca Antonini, Daniele Bonera, Philippe Mexes, Massimo Ambrosini, Ivan Gennaro Gattuso, Matthieu Flamini, Zlatan Ibrahimovic, Robinho ve Kevin-Prince Boateng ile 9 kişilik sakatlar kadrosunu oluşturan Milan'da bu kervana Pato da katılınca 10 numara Brezilyalı oyuncuya teslim edilmiş oldu.
Allegri'nin elinde golcü olarak kalan isimler Şampiyonlar Ligi kadrosuna alınmayan Inzaghi, sezona sorunlu başlayan Cassano ve ilk golünü Çarşamba günü Udinese ağlarına gönderen 18 yaşındaki Stephan El Shaarawy. Ancak bütün bu eksikliklere rağmen ligde henüz puanla tanışamayan Cesena karşısında San Siro'da maçın tek favorisi var, o da ev sahibi Milan.
İki takım arasında göze batan ilginç notlar da yok değil. Milan ligde attığı 6 golün 5'ini ilk yarılarda bulurken, Cesena ise attığı 6 golün 4'ünü ikinci yarılarda buldu. Yani futbolseverlerin her iki yarıda da gol izleme şansı bir hayli yüksek.
NAPOLI - FIORENTINA

San Paolo'nun nasıl bir cehennem olduğunu anlatmaya pek gerek yok ve bu yangın yerinde Mor Menekşeleri sırtlama görevi Gilardino ile Miguel Britos'un yokluğunda Stevan Jovetic'in omuzlarında olacak. Fiorentina kendi evinde Parma'yı güzel futbol ve 3 puanla uğurlayıp moral depoladıktan sonra Avrupa hedefinde aslında ne kadar da inançlı olduğunu ligin başlarında herkese göstermiş oldu. Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Napoli ise deplasmanda süpriz bir şekilde Chievo'ya tek golle boyun eğmenin şokunu yaşadı ve ligde birbirine yakın olan, Avrupa kupaları için de bu sene muhtemelen birbirleriyle kapışacak olan bu iki takımın ilk hedefi maçı kaybetmemek olacak.
Napoli 2007 yılında Serie A'ya çıktığından beri Fiorentina'nın San Paolo'da 1 galibiyeti, 1 beraberliği ve 2 mağlubiyeti var. Açıkçası bu haftanın sonucunu kestirmekte en zorlanılacak maç bu olacak ama sanırım rüzgar biraz Napoli'nin arkasından esecek gibi.
LAZIO - PALERMO :

Ligde şu zamana kadar galibiyet, beraberlik ve mağlubiyetlerin tadına varan Lazio'da hafta başında teknik direktör krizi yaşandı. Reja'nın kendisine gösterilen olağanüstü tepkilerden rahatsız olduğu ve görevine devam etmek istemediğini belirtmesine rağmen başkent ekibinin başkanı Lotito hocasına sahip çıkmış ve istifa düşüncesini aklından çıkartmasını istemişti.
Stefano Mauri, Giuseppe Biava, Stefan Radu ve Simone Del Nero'nun Palermo karşısında forma giyemeyeceği kesin. Lulic ve Konko ise ilk 11'e geri dönüş yapabilecek isimler olabilir fakat takımın yıldızlarından Stankevicius'un Cesena maçında aldığı darbeler oyuncunun canını bir hayli sıkmış durumda.
Ligin başlamasına 10 gün kala Pioli'yi kovup yerine alt yapıdan Mangia'yı getirip Inter karşısında 4-3'lük galibiyetle lige başlayan Palermo'nun yaşanılan olumsuzluklara rağmen ortaya koyduğu mücadele takdiri hakediyor. Sicilya cephesinde resmi olarak oynamayacağı açıklanan tek oyuncu Edgar Alvarez. Durumu maç saati belli olacak olan Cetto ve Acquah için oynayabilirler yorumu yapılabilir.
PARMA - ROMA :

İtalya'da ligin başlamasının üstünden 5 hafta geçmesine rağmen topun ağzına gelen hocalar Gasperini, Reja ve Luis Enrique olmuştu ve ilk kurban hafta içinde Gasperini olarak ilan edildi. Herhangi bir mucize olmazsa oltaya takılacak ikinci balık Roma teknik direktörü Luis Enrique olacaktır. Roma'da uzun süreli kalmak istiyorsanız taraftarlardan önce anlaşmanız gereken isim Totti'dir. İspanyol teknik adam daha destur demeden Totti'ye posta koymaya kalkınca önce Avrupa macerası son buldu ardından da ligde tozu dumana kattılar (!).
Kendisi ile ilgili yapılan eleştirilere cevap verirken Barcelona B Takımı'ndaki durumunu referans göstererek Roma'yı kıyaslaması zaten mantık olarak Luis Enrique'nin Roma macerasını bitirmiştir. En fazla 4-5 maç sonra da bu deneyimin resmi olarak son bulduğu açıklanacaktır.
Yıllardır yetersiz kadrolarla lige başlayan ve öyle devam eden Parma geleneğini bu sene de bozmayarak lige Juventus mağlubiyeti ile başlamasına rağmen 1 galibiyet almayı başarmışken Roma daha o günleri bile göremedi. Bu sezon Parma'nın attığı bütün gollerde imzası olan Giovinco cezasını tamamladı ve Stadio Tardini'de oynanacak bu kritik maçta forma giyecek. Roma'da ise çok büyük bir ihtimalle Lamela ve Stekelenburg kadroda olmayacak. Evet Roma'nın büyük sıkıntıları var ama başkent ekibi 8 Mayıs 2005 tarihinden beri Parma deplasmanında asla mağlup olmadı ve 14 gol atıp kalesinde sadece 3 gol gördü.
CATANIA - JUVENTUS :

Calciopoli skandalından sonra eski günlerine dönmesi bir hayli zaman alan Juventus, yıllardır özlemini duyduğu şampiyonluğa kavuşmak için sezon başı 100 milyon euroya yakın harcama yaparak ciddi transferler yaptı ve sezona 4-1'lik Parma galibiyeti ile başlayarak bu yarışta sonuna kadar varım mesajını ilk haftadan iletmek istedi. Bologna ile hafta içinde yeni yapılan stadında 1-1 berabere kalarak süpriz bir puan kaybı yaşayan Bianconeriler moral bozukluğunu atlatmak için Catania deplasmanından 3 puan ile çıkmak zorunda. Eljero Elia, Arturo Vidal ve Marcelo Estigarribia'nın da hazır durumu gelmelerinin ardından Conte'nin kadro derinliği kendisini tatmin edecek kıvama gelmiş durumda.
Eski Roma efsanesi Vincenzo Montella'nın çalıştırdığı Catania'da eski Juventus oyuncusu Legrottaglie ve Cristian Llama sakatlıkları nedeniyle bu önemli maçta forma giyemeyecekler. İlk 3 maçta istikrarsız bir görüntü çizen ve her skorun tadına varan Sicilya temsilcisinin açıkçası bu maçı kazanma ihtimali bir hayli düşük. Hele ki Juventus'un 1964 yılından beri bu deplasmanda kaybetmiyor olması ev sahibi ekibi için bir hayli can sıkıcı.
Özet (2. Hafta): Fiorentina 2-0 Bologna
Gönderen
firat selcuk
zaman:
13:45
12 Eylül 2011 Pazartesi
Etiketler:
Fiorentina,
Futbol,
Video
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Serie A'da 20111-2012 Sezonunun Transferleri

AC MILAN : Antonio Nocerino (Palermo), Taye Taiwo (Marsilya), Stephan El Shaarawy (Genoa), Krisztian Tamas (Illes), Alberto Aquilani (Liverpool), Philippe Mexes (Roma), Gianmarco Zigoni (Genoa), Marco Amelia (Genoa) .
ATALANTA : Stefano Lucchini (Sampdoria), Luca Cigarini (Napoli), Matteo Brighi (Roma), German Denis (Udinese), Maximiliano Moralez (Velez), Manolo Gabbiadini (Cittadella), Andrea Masiello (Bari),
BOLOGNA : Panagiotis Kone (Brescia), Simone Loria (Roma), Andrea Raggi (Palermo), Saphir Taider (Grenoble), Alessandro Diamanti (Brescia), Dejan Stojanovic (Lustenau), Robert Acquafresca (Genoa), Daniele Vantaggiato (Padova), Federico Agliardi (Padova) Jose Angel Crespo (Padova), Luigi Vitale (Napoli), Kadir Caidi (Cesena), Mikael Antonsson (Kobenhavn), Cesare Rickler (Chievo), Jean-Francois Gillet (Bari), Nico Pulzetti (Livorno), Federico Rodriguez (Genoa), Massimo Coda (Cremonese), Riccardo Pasi (Parma).
CAGLIARI : Rui Sampaio (Beira-Mar), Sebastian Eriksson (Göteborg), Albin Ekdal (Juventus), Thiago Ribeiro (Rentistas), Oumar Diop (Sambonifaces), Simone Gozzi (Modena), Vlada Avramov (Fiorentina), Victor Ibarbo (Nacional), Andrea Cocco (Albinoleffe), Marco Mancosu (Siracusa), Enrico Verachi (San Marino), Moestafa El Kabir (Mjallby).
CATANIA : Sergio Almiron (Juventus), Nicola Legrottaglie (Milan), Gonzalo Bergessio (Saint-Etienne), David Suazo (Inter), Mario Paglialunga (Rosario), Davide Lanzafame (Palermo), Mario Angel Paglialunga (Rosario), Keko (Atletico Madrid), Pietro Terracciano (Nocerina), Federico Moretti (Ascoli) .
CESENA : Abdelkader Ghezzal (Bari), Damjan Djokovic (Monza), Jorge Martinez (Juventus), Guillermo Rodriguez (Penarol), Marko Livaja (Inter), Raphael Martinho (Catania), Roberto Guana (Palermo), Antonio Candreva (Udinese), Eder (Brescia), Gianluca Comotto (Fiorentina), Alessio Briglia (Bellaria Igea Marina), Giacomo Bassoli (Bologna), Luigi Palumbo (Parma), Alessio Ambrogetti (Como), Alessio Petti (Bellaria Igea Marina), Luca Caldirola (Inter), Luca Garritano (Inter), Andrea Rossini (Foligno), Marco Rossi (Parma), Adrian Mutu (Fiorentina), Vincenzo Rennella (Genoa) .
CHIEVO : Francesco Grandolfo (Bari), Ivan Fatic (Genoa), Marco Gallozzi (Padova), Michael Bradley (Borussia Monchengladbach), Francesco Sabatucci (Lumezzane), Kamil Vacek (Sparta Prag),Sergio Viotti (Triestina), Boukary Drame (Sochaux), Paolo Sammarco (Sampdoria), Christian Puggioni (Reggina), Marcello Falzerano (Salernitana), Alberto Paloschi (Milan), Rinaldo Cruzado (Juan Aurich), Domenico Zampaglione (Valle Grecanica), Alessandro Longhi (Triestina), Mirko Carretta (Andria), Francesco Acerbi (Genoa), Alessandro Bassoli (Bologna), Perparim Hetemaj (Brescia), Antimo Iunco (Torino), Filippo Tanaglia (Giacomense), Filippo Fondi (Foligno), Francesco Checcucci (Lumezzane), Giovanni Madiotto (Bassano), Marco Silvestri (Modena) .
FIORENTINA : Gustavo (Juventude), Santiago Silva (Velez), Kelechi Francis Ibekwe (Campobasso), Mattia Cassani (Palermo), Houssine Kharja (Genoa), Andrea Lazzari (Cagliari), Gianni Munari (Palermo), Samuel Di Carmine (Cittadella), Romulo (Cruzeiro), Edoardo Pazzagli (Prato), Lorenzo Tafi (Prato), Matija Nastasic (Partizan), Niccolo Manfredini (Reggiana), Paolo Rozzio (Canavese), Samuele Bettoni (Reggiana) .
GENOA : Andrea Caracciolo (Brescia), Cesare Bovo (Palermo), Sebastien Frey (Fiorentina), Nicola Pasini (Milan), Cristiano Lupatelli (Bologna), Mattia Bottani (Lugano), Francesco Bega (Brescia), Kevin Constant (Chievo), Mattia Destro (Inter), Danilo Russo (Vicenza), Fernando Forestieri (Udinese), Riccardo Meggiorini (Bologna), Alexander Merkel (Milan), Cristobal Jorquera (Colo Colo), Kevin Vinetot (Crotone), Lucas Pratto (Boca Juniors), Andreas Granqvist (Groningen), Giacomo Beretta (Milan), Sebastian Ribas (Dijon), Felipe Seymour (Universidad Chile), Valter Birsa (Auxerre), Ze Eduardo (Santos) .
INTER : Andres Ona (Independiente), Mauro Zarate (Lazio), Andrea Poli (Sampdoria), Diego Forlan (Atletico Madrid), Jonathan (Santos), Ricky Alvarez (Velez Sarsfield), Rodrigo Alborno (Libertad), Emiliano Viviano (Bologna), Luca Tremolada (Piacenza), Dennis Esposito (Monza), Yuto Nagatomo (Cesena), Luc Castaignos (Feyenoord) .
JUVENTUS : Eljero Elia (Hamburg), Marcelo Estigarribia (Maldonaldo), Emanuele Giaccherini (Cesena), Mirko Vucinic (Roma), Arturo Vidal (Bayer Leverkusen), Stephan Lichtsteiner (Lazio), Matteo Trini (Lumezzane), Alessandro Matri (Cagliari), Fabio Quagliarella (Napoli), Marco Motta (Udinese), Simone Pepe (Udinese), Andrea Pirlo (Milan), Frederik Sorensen (Lyngby), Michele Pazienza (Napoli) .
LAZIO : Djibril Cisse (Panathinaikos), Marius Stankevicius (Sampdoria), Federico Marchetti (Cagliari), Lorik Cana (Galatasaray), Abdoulay Konko (Genoa), Antony Iannarilli (Isola Liri), Senad Lulic (Young Boys), Miroslav Klose (Bayern Münih) .
LECCE : Cristian Pasquato (Juventus), Manuel Giandonato (Juventus), Massimo Oddo (Milan), Luis Muriel (Udinese), Cosimo Chirico (Virtus Casarano), Christian Obodo (Udinese), Juan Cuadrado (Udinese), Julio Sergio (Roma), Matteo Legittimo (Salernitana), Rodney Strasser (Milan), Moris Carrozzieri (Palermo), Nenad Tomovic (Genoa), Daniele Cacia (Piacenza), Andrea Bertolacci (Roma) .
NAPOLI :
Ignacio Fideleff (Newell's Old Boys), Cristian Chavez (San Lorenzo), Goran Pandev (Inter), Umberto Varriale(Aversa), Gökhan İnler (Udinese), Mario Santana (Fiorentina), Miguel Angel Britos (Bologna), Roberto Colombo (Triestinaina), Antonio Rosati (Lecce), Blerim Dzemaili (Parma), Lorenzo Insigne (Foggia), Marco Donadel (Fiorentina), Nicolao Dumitru (Empoli), Federico Fernandez (Estudiantes) .
NOVARA : Jeda (Lecce), Paolo Hernan Dellafiore (Parma), Ivan Radovanovic (Atalanta), Lorenzo Galassi (Parma), Luigi Giorgi (Ascoli), Santiago Garcia (Palermo), Achille Coser (Ascoli), Mattia Marchi (South Tyrol), Pablo Granoche (Chievo), Simone Pesce (Ascoli), Takayuki Morimoto (Catania), Andrea Mazzarani (Udinese), Riccardo Meggiorini (Genoa), Massimo Paci (Parma) .
PALERMO : Edgar Alvarez (Bari), Edgar Barreto (Atalanta), Francesco Della Rocca (Bologna), Franco Vazquez (Belgrano),Alexandros Tzorvas (Panathinaikos), Matias Aguirregaray (Terrassa), Matias Silvestre (Catania), Ignacio Lores (Defensor),Andrea Mantovani (Chievo), Mauro Cetto (Toulouse), Luca Di Matteo (Vicenza), Eros Pisano (Varese), Adam Simon (Szombathely), Carlos Labrin (Huachipato), Eran Zahavi (Hapoel Tel Aviv) .
PARMA : Sergio Floccari (Lazio), Gianluca Musacci (Empoli), Alberto Gallinetta (Inter), Angelo Bencivenga (Lumezzane), Matteo Rubin (Torino), Mateus Fonseca (Sporting), Raffaele Schiavi (Vicenza), Alberto Galuppo (Cesena), Jaime Valdes (Sporting), Thomas Fabbri (Cesena), Mario Rui (Benfica), Nicola Sansone (Bayern Münih-2), Fabiano Santacroce (Napoli), Manuele Blasi (Napoli), Alessandro Elia (Bologna), Daniel Ciofani (Atletico Roma), Francesco Pambianchi (Pergocrema), Marinho (Benfica), Niccolo Galli (Pergocrema), Goncalo Brandao (Siena), Jonathan Biabiany (Sampdoria), Sebastian Giovinco (Juventus), Graziano Pelle (AZ Alkmaar), Mauricio Pereyra (Nacional) .
ROMA : Forward Fabio Borini (Parma), Fernando Gago (Real Madrid), Miralem Pjanic (Lyon), Simon Kjaer (Wolfsburg), Pablo Osvaldo (Espanyol), Koffi (Napoli), Alain Pierre Mendy (Parma), Alessandro Malomo (Prato), Maarten Stekelenburg (Ajax), Bojan Krkic (Barcelona), Gabriel Heinze (Marsilya), Jose Angel (Gijon), Loic Nego (Nantes), Erik Lamela (River Plate), Emiliano Massimo (Aversa), Enrico Citro (Cavese), Gianluca Curci (Sampdoria), Stefano Guberti (Sampdoria) .
SIENA : Enrico Pepe (Salernitana), Joel Acosta (Boca Juniors), Milan Milanovic (Palermo), Pablo Gonzalez (Palermo), Alessandro Gazzi (Bari), Matteo Contini (Real Zaragoza), Daniele Mannini (Napoli), Zeljko Brkic (Udinese), Gabriele Angella (Udinese), Gaetano D'Agostino (Udinese), Angelo (Parma), Nicola Belmonte (Bari) .
UDINESE : Daniele Padelli (Sampdoria), Roberto Pereyra (River Plate), Gabriel Torje (Dinamo Bükreş), Neuton (Gremio), Zeljko Brkic (Vojvodina), Abdoul Sissoko (Troyes), Thierry Doubai (Young Boys), Barreto (Bari), Danilo (Palmeiras) .
2011/12 Sezonu Öncesi Fiorentina İncelemesi
Gönderen
firat selcuk
zaman:
14:31
Etiketler:
Fiorentina,
Franchi,
Futbol
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
İtalya'da grev nedeniyle ertelenen ilk hafta sonrası ligler başlıyor 2. hafta maçları ile birlikte. Fiorentina ise geçen sezona göre daha "takım" ve daha hazır olarak sahaya adımını atacak. İlk maçımız bir derbi olacaktı Siena ile, güç olarak arada büyük farklar olsa da derbi derbidir. Ancak şansımıza "yeni" ilk maçımız da bir derbi: Bologna. Her şeyden önce tribün için önemli bir maç olacak bu. Derbi sıfatıyla oynanan maçta alınacak bir galibiyetle lige başlamak herhangi bir rakibe karşı kazanıp başlamaktan çok daha önemli.Fiorentina için öncelikle geçen sezon çok eleştirilen Mihajlovic'ten başlamak lazım. Çok eleştirdim, çok hata kolladım kendisine vurabilmek için ancak bu sezona daha derli toplu ve aklı başında giriyor kendisi. En azından bu defa tamamen kendi insiyatifi ile kurulan bir takıma sahip ve ilginç ısrarlarını sürdürmüyor. Tek ve büyük hatası Boruc'a güvenip Frey'i yollamak oldu bence. Ki bu noktada genç yıldız adayı Neto'nun kaleyi Boruc'tan çalması en büyük dileğim.
Takımdan giden isimler olsa da kadroya katılanlar geçmiş yıllarda "derinlik" ve "rotasyon" adı altında gelen facialara oranla çok daha önemli isimler. Mesela Andrea Lazzari milli takıma kadar yükselip ismini her geçen gün yukarılara taşıdığı dönemi takiben Fiorentinalı oldu. Orta sahada Donadel ve D'Agostino gibi istikrar sorunu yaşayan oyunculardan sonra Lazzari ilaç gibi gelecek. Özellikle de Montolivo'nun önümüzdeki sezon veya ara transferde ayrılacağı kesinleştikten sonra o boşluğu doldurabilme -ya da en azından yaptığı işi yapabilme- adına önemli bir geçiş sezonu yaşayacak. Yine aynı şekilde orta sahada gidenlerin yerini umut bağlanabilecek bir isim aldı: Houssine Kharja. Inter'de geçirdiği kiralık dönemi ona büyük bir şey katsa Milano'da kalırdı zaten, o yüzden büyük bir yıldız değil de iyi bir takım oyuncusu kazanmış oluyoruz Kharja ile. Orta sahada dayanıklı oyununu sürdürdüğü takdirde Mihajlovic'in istediği düzenin değişmezi olur. Hatta o düzenin ayakta kalmasını sağlayacak bir parça olup olmaması tamamen Kharja'nın kendi ellerinde.
Bu isimlerin dışında şimdilik rotasyonda yer alması beklenen Romulo var kadroda. Brezilya'da yaptığı çıkışı en üst seviyeye taşıyamadı kendisi ancak Fiorentina doğru adım olabilir. Almeria'daki çıkışını Fiorentina'da daha da üst boyuta taşıyıp yüksek ücretli Juventus transferine imza atan Felipe Melo'nun yeni muadili olabilir takım için. Net bir oyun oynamadan konuşmak zor kendisi hakkında, sonuçta "Avrupa'ya ilk kez gelen Brezilyalı" bilmecesi ile karşı karşıyayız.
Takım adına bir önemli hamle de Alessio Cerci'nin takımda kalması oldu. Manchester City tam iki ay boyunca istedi, yönetim her yeni teklife hayır dedi. Gerçi Mancini olmasa City ister miydi? Tabii ki hayır. Hazırlık döneminde Avrupa'nın sayılı yıldızlarından biriymiş gibi goller attı. Soluyla kestiği plaseleri sezon içerisinde de sürdürürse Robert Pires'ten sonraki en etkili şut tehdidine sahip kanat oyuncusu olur benim gözümde. Harika başladı, harika devam etsin ve mümkünse de üç kuruşu görünce satmayalım. Geçen sezon yeterli katkıyı verdi, bu sezon aynı oranda kalsa yetecektir, yeter ki yönetim ve teknik kadro parayı değil takımın geleceğini düşünüp kendisini Mancini'ye kaptırmasın.
Cassani gibi savunma rotasyonuna katkı verecek bir isme sahip olduğumuzu da es geçemeyiz, zira savunmada epeyce sıkıntı yaşandı geçtiğimiz sezon. Kaptan Dainelli sonrası orası tam dolmadı. Gamberini her ne kadar ligin en üst düzey yerli savunmacıları arasında olsa da iyi bir partner her zaman gerekiyor ve bu partner asla Kroldrup olamaz. Aslında bir stoper değil Cassani ancak ilk 11'in alternatifi olan bekler sağlam olmadığı için ortadaki ikilinin gardı kolay düşebiliyordu ara sıra. Cassani istenen katkıyı verirse stoperlere binen o ekstra yükü hafifletecek kalitede bir yedek olur. İlk 11 oyuncusu olursa da oh ne ala tabii ki. Savunmaya bir diğer katkı da Sırp oyuncu Matija Nastasic oldu. Bu tamamen Mihajlovic kaynaklı bir transfer, kendi topraklarından bir genci buldu getirdi ve neler yapacağını sezon içerisinde göreceğiz, kendisi hakkındaki bilgim stoper olması. Football Manager profiline baktığımda gördüğüm ışık ise Kroldrup'tan formayı yarım sezon içerisinde alabilir gereken şansı bulursa. Oraya güvenilir mi böyle bir analiz için? Pek değil, peki Kroldrup'tan kurtulmak söz konusuysa oyuna güvenelim mi? Mecburen güveneceğiz.
Kadronun yeni olan son ismi ise Velez'in hücumcusu Santiago Silva oldu. "Tank" lakaplı bu oyuncu Velez'den ayrılırken ortalık hafiften karışmış, bu adam satılır mı diyerek coşmuş taraftarlar. Fiorentina'da da boşta kalan 10 numaralı formanın sahibi oldu. Profesyonel olarak 14. sezonuna giriyor kariyerinde ve Fiorentina kendisinin 14. kulübü. Aynı kulüpte uzun süre kalabilen bir isim değil. Sergio Almiron misali "gittiği her takımda gelip geçici olan kel oyuncu" kontenjanını mı dolduracak yoksa kariyerinin son üç yılını yaşadığı Velez'deki itibarı ve sevgiyi burada da kazanacak mı tam bir muamma. Ben pek ışık görmedim, biraz tribünlere oynayan ve fizik gücünün etkisiyle bir şeyler yapan bir adam gibi geldi resmi siteden/kanaldan yapılan tanıtımlarda. Kendisinin Avrupa'daki ikinci şansı olacak bu. 2003/04 sezonunda Energie Cottbus, bir sonraki sezon ise Beira-Mar forması giymiş. Başka yerde bulamadım ama Wikipedia istatistiklerine göre iki takımda toplam 62 maça 17 gol sığdırmış. Kendisi tam bir golcü değil, Velez'e kadar ikinci forvet veya forvet arkası gibi oynuyor çoğunlukla(Bunu da İtalyan bir sitede okumuştum). Ancak forvet arkasından kasıt günümüzün 10 numaraları gibi oyun kurucu olarak değil de Sasa Ilic misali gizli forvet gibi bir oyun Santiago Silva için. Velez'de ise golcü kimliğini kazanmış, Maç başına 0.5 civarı gol ortalaması modern futbolda kabul edilebilir bir oran eğer bir Messi veye Ronaldo değilseniz. Velez kariyerinin ortasında kiralık gittiği Banfield'da da -yine Wiki'ye göre- 35 maç 22 gol yapmış ki fazlasıyla iyi duruyor. Kariyerinin son üç-dört yılındaki katkıları Fiorentina'ya verirse "Neden olmasın?" diyor insan. Ki bir de Mutu'dan sonra gelmiş olması gibi bir olay var. Daha ne olsun? Mutu'dan sonra kim oynasa göze hoş gelecek zaten.
Santiago Silva'nın takıma gelişi ise sancılı oldu biraz. Nastasic'in gelişi ile sezonluk bir tane AB dışı oyuncu alma hakkı doldu Fiorentina'da. Bunun için başka bir AB dışı oyuncuyu yollayıp bir kişilik daha yer açmak gerekiyordu. Üçüncü kaleci Avramov Cagliari'ye yollandı ve bu sorun çözülünce kendisi Fiorentina'ya transfer oldu.
Mutu demişken de; bu sezonun en rahatlatıcı sebeplerinden biri de Mutu gibi takım oyununu bozan, bireysel şovu uğruna takımı heba eden bir adamdan kurtulmuş olmak. Mutu'suz Fiorentina hücum hattının daha fazla zevk vereceğinden şüpheniz olmasın.
Takım adına sezonun son büyük olayı da Jovetic'in eski gücüne kavuşarak geri geliyor olması. Geçen sezonun ilk birkaç haftası sonrası ağır bir sakatlık yaşayıp sezon sonu geri döndü ama kayıp bir sezon olduğu için oynatılmadı riske alınmasın diye. Bu sezon çok iyi geldiğini hissettirdi zayıf hazırlık maçlarına rağmen. Jovetic gibi bir isim herhangi bir takımı bir ligde tek başına birkaç sıra yukarı çekebilecek bir oyuncu. Belki de o olsa geçen sezon en kötü ihtimalle Avrupa Ligi şansı bulacaktık...
Fiorentina için isimlerden yola çıkarak böyle bir analiz/inceleme yapıp İtalya Kupası ile merhaba dediğimiz yeni sezonun Serie A bölümüne de merhaba demiş oluyoruz. Bol bol galibiyet ve güzel oyun içerikli Fiorentina yazıları yazmak olsun yeni sezonla ilgili dileğimiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

