Azzurri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Azzurri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cassano

0 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız


Hiçbir zaman sevdiğim futbolculardan biri olmadı. Sevmiyorum da değil. İlgim kısıtlıydı. Yetenekli falan ama hep bir şeyler eksikti. Eksik kalınca hayranlık oluşmadı.

Bu turnuvada ise en az Pirlo kadar iyidi ve hayranlıkla izledim. Güzel de bir hikayesi vardı. Kışın yaşadığı sorundan sonra, futboldan nerdeyse kopacakken Euro 2012 finali oynadı. Fakat İtalyan olmasından mı yoksa geçmişi sabıkalı ve arızalı olmasından mı pek ilgi görmedi. Barcelona'nın sol beki Abidal geri dönünce, çok daha fazla gündem olmuştu.

Üstelik bu kadar iyi oynadığı bir turnuvada, UEFA tarafından en iyi 23 oyuncu listesine dahil edilmedi. Büyük ayıp.

30 yaşında, Allah kuvvet verirse Brezilya'da da kadroda olacaktır. Yolu açık olsun. Balotelli'nin iki gol attığı Almanya maçındaki futbolu ve ilk goldeki asisti unutulmayacak.

İtalya'nın Euro 2012 Hazırlıkları

0 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Balotelli oturduğu yerde top sektirmeye başlayınca yanındakiler ister istemez gerilmiş ve bunda da haklılar Balotelli bu ne zaman ne yapacağı hiç belli olmaz.

Cassano ve Di Natale ise hayatlarından oldukça memnun

Hayallere dalanlar ve düşünenler de elbette yok değil. Nesta'nın bakış ah ulan gençken ben de böyleydim der gibi, Inzaghi ise zaman su misali diyor.

Hazırlık maçı da olsa disiplinli adamlar yapacak bir şey yok. Polat Alemdar bakış öğrensin De Rossi başkandan ...

İtalya'nın Genç Yeteneği : Marco VERRATTI

1 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Bir zamanlar Fenerbahçe'de de görev yapan ve başarısız olduğu için gönderilen Zdenek Zeman'ın çalıştırdığı Pescara'da 1992 doğumlu orta saha oyuncusu Marco Verratti öyle bir çıkış yakaladı ki bu durum İtalya Milli Takımı antrenörü Cesare Prandelli'nin de gözünden kaçmadı ve genç oyuncu Euro 2012 için 32 kişilik aday kadroya çağrıldı.

İlk resmi maçına 2008 - 2009 sezonunda henüz 16 yaşındayken çıkan Verratti, ertesi sezon düzenli olarak oynamaya başlayınca takımın vazgeçilmez oyuncularından biri olmayı başardı. 10 numaralı formayı giyen 1.65 boyundaki genç oyuncu, Pescara alt yapısında ve A takımda forma bulduğu ilk maçlarda forvet arkası olarak ofansif görev yapıyordu ama Zeman'ın 4-3-3 sisteminde Verratti daha defansif bir görev üstlenmiş durumda.

İdolünün Juventus forması giyen Andrea Pirlo olduğunu belirten Verratti'nın adı bu aralar sık sık Juventus ve Inter ile anılıyor. İtalya Milli Takımı'na çağrıldıktan sonra Pirlo ile birlikte aynı havayı solumak benim için heyecan verici olacak diyen genç oyuncunun gönlünün Juventus forması giymekten yana olduğuna ilişkin iddialar da yaptığı açıklamadan sonra artmış durumda. Prandelli'nin seçtiği aday kadroda Serie B'den sadece iki oyuncu var ( diğeri Torino forması giyen 23 yaşındaki Angelo Ogbonna ) ve bu seçimler İtalya'da şok etkisi yaratmasına rağmen Zeman oyuncusuna oldukça güveniyor : " Marco küçük olabilir ama çok çalışıyor ve futbolun nasıl oynanması gerektiğini çok iyi biliyor. Doğuştan gelen yetenekleri ile çalışkanlığı birleştiği için sizleri daha fazla şaşırtmak için önünde uzun seneler var. "

1982'nin Kahramanı Enzo Bearzot

0 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Belki pek çok insan merhumu tanımıyor ancak 27 Eylül 1927 doğumlu Enzo Bearzot, İtalyan futbolunun ve ünlü Catenaccio sisteminin en önemli teknik adamlarından birisiydi ve bugün itibarı ile hayata gözlerini yumalı tam 1 sene oldu.

Inter ve Catania formalarını giymesine rağmen stoper olarak görev yapan Enzo Bearzot'un kariyerinin zirve yaptığı yer Torino'dur. Toplamda 251 resmi müsabakada forma giyen Bearzot, futbolculuk kariyerinde söz ettiremediği adından teknik direktörlük yıllarında sıkça söz ettirmiştir.

1964 yılında profesyonel futbol hayatına nokta koyan Enzo, Torino'da uzun bir süre Nereo Rocco ve Giovan Battista Fabbri'nin yardımcılıklarını yaptı. 1968 yılında 1 sezon Prato'da görev yapan İtalyan teknik adam yaşamış olduğu bu tecrübenin ardından kulüp antrenörlüğünü bir kenara bırakarak İtalya 23 Yaş Altı Milli Takımı'nın başına geçti. 6 yıl boyunca genç takım antrenörlüğü yapan Enzo, 1974 Dünya Kupası'nda Ferruccio Valcareggi'nin yardımcılığına soyunarak bir üst kademeye terfi etmiş oldu. İtalyanlar Almanya'daki Dünya Kupası'nda başarısız olunca Bearzot haricindeki bütün teknik ekibin görevine son verildi ve Azzurriler futbolculuk yıllarında 1928 Yaz Olimpiyatlarında gümüş madalya kazanan takımın oyuncularından Roma doğumlu Fulvio Bernardini'ye teslim edildi. Ancak İtalya bir kez daha başarısız olunca bu sefer yıllardır beklenen şans Enzo Bearzot'un ayağına gelmişti. Vasat futbolcu artık ülkenin milli takım patronuydu.

Uzun yıllar başarıya aç kalan İtalyanlar, daha önce doğru düzgün kulüp takımı bile çalıştırmamış olan Bearzot'un İtalya Milli Takımı'nın başına geçmesine inanamamışlardı ve basın tecrübesiz (!) teknik adamı mesaisinin ilk gününde yerden yere vurmayı ihmal etmemişti. Buna rağmen Bearzot bütün olumsuzlukları sineye çekerek 1978 Dünya Kupası'na kısa süre kalmasına rağmen takımını hazırlamayı kafaya koymuştu ve uzun bir aranın ardından İtalyanlar ilk kez yarı final görerek bu turnuvayı 4. sırada tamamlamışlardı. 1980 yılında İtalya'da düzenlenen ve Batı Almanya'nın şampiyon olduğu Avrupa Şampiyonası'nda da 4. olan İtalya artık gözünü 1982 yılında İspanya'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'na dikmişti.


Büyük umutlarla İspanya'ya gelen İtalya, Dünya Kupası'na berbat bir başlangıç yapınca 5 sene önce Bearzot'u yerden yere vuranlar bir kez daha hortlamıştı ancak İtalyan teknik adamın en önemli özelliği olan sakinlik ve babacanlık yıllar geçen süreçte takımına da sirayet etmişti. Önce turnuvanın favorilerinden Brezilya'yı ardından Arjantin'i yenen İtalyanlar finalde kendi evlerinde Avrupa Şampiyonu olarak tur atan Batı Almanya'yı yenerek Dünya Kupası'nı kazandılar.

Turnuvanın ardından başarının sırrını böyle açıklamıştı Bearzot : " Benim için futbol 2 kanat adamı ve tek forvetle ile oynanan onun arkasında da gol için destek veren birinin bulunduğu bir sistemdir ve oyuncularınız muhakkak kendini rahat hissetmelidir. Siz asla Maradona'ya böyle oynamanız gerekli diyemezsiniz çünkü o Maradona'dır ve benim takımımda herkes benim Maradonam'dı, özgürdüler, istedikleri gibi oynayıp istedikleri gibi kazandılar. " Kupa gelene kadar hayatı zaman zaman kendine zindan edenleri de unutamazdı : " Beni bugüne kadar çoğunuz hiç sevmedi ama artık seviyorsunuz çünkü ben başardım. "

Futbolcularının omuzlarında şampiyonluk turu atan Enze Bearzot, 1986'da Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası'nın ardından görevini bıraktı ve 21 Aralık 2010'da hayata veda etti. (Yukarıda hocasıyla Dünya Kupası'nın gölgesinde kağıt oynayan Dino Zoff, Bearzot'un son yolculuğunda tabutuna omuz verenlerdendi.)

Panucci Gasp Mağduru

0 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Roma'nın ve İtalya Milli Takımı'nın eski yıldızlarından -yıldız?- Panucci evinin önünde, yolun orta yerinde gasp edilmiş. Evine gireceği sırada elindeki silahla Panucci'ye yaklaşan bir adam kendisini tehdit edip muhtemelen "Ya paranı ya canını!" gibisinden bir şeyler diyerek silahı doğrultmuş ve Panucci de çaresizce kol saatini ve cüzdanı vermiş.

Kariyerinin son demlerinde Fiorentina ile adı anılmıştı kendisinin ve o gün bu gündür ayrı bir nefretim olmuştu kendisine bir Fiorentinalı olarak. Böyle bir habere konu olunca kendisini bir kez daha hatırladım ve Fiorentina formasını giymeden kendisini emekli ettikleri için sevindim.

İtalyanlar Şampiyonlar Ligi'nde Tam Gaz

0 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

2 sezon öncesinin Şampiyonlar Ligi şampiyonu Inter, devler arenasında şampiyonluklara alışkın olan Milan ve yıllar sonra yakaladığı başarıların ardından Şampiyonlar Ligi'ne katılan Napoli ile İtalyanlar gruplarda 3 takım ile mücadele etme hakkı kazanmıştı.

A Grubu'nda Bayern Münih'in ardından kağıt üzerindeki favori Manchester City'di ancak ilk 3 maç sonunda Napoli, özellikle de Salı günü Bayern ile berabere kalarak süprize imza attı ve 2. sırada yer aldı. 22 Kasım 2011'de Stadio San Paolo'da oynanacak Manchester City maçı muhtemelen Bayern'in ardından bir üst tura kimin çıkacağını belirleyecek.

B Grubu'nda yer alan Inter ise sezona yaptığı kötü başlangıcı Şampiyonlar Ligi'nin ilk maçında Giuseppe Meazza'da Trabzonspor'a karşı da sürdürünce acaba mı sorularını akıllara getirse de toparlanmayı başardı ve zorlu Lille deplasmanından 3 puanı kaparak liderlik koltuğuna oturdu.

Kuralar çekildiğinde H Grubu'nda Barcelona ve Milan'ın gruptan çıkacağı kesindi ama belli olmayan tek şey kimin lider olacağıydı. Camp Nou'da Barcelona ile 2-2 berabere kalan Milan elde ettiği avantajı şu ana kadar iyi kullandı ve 3. maçlar sonunda grubunda elde ettiği 7 puan ve averaj ile liderlik koltuğunda.

İtalya Euro 2012'yi Garantiledi

0 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Dün akşam Artemio Franchi'de oynanan maçta Slovenya'yı Pazzini'nin 85. dakikada attığı golle yenen İtalya, 2 maç kala 2012 yılında Polonya ve Ukrayna'nın ev sahipliği yapacağı Avrupa Futbol Şampiyonası'na direkt katılma hakkı elde etti.

A Milli Futbol Takımımızın maçı nedeniyle İtalya maçının ancak son 10-15 dakikasını takip edebildiğim için çok fazla detaya girmeyip İtalya'nın grubunu sürklase edişinin altını çizeceğim. Fiorentina'nın eski teknik direktörü olan Cesar Prandelli'nin eski evinde çıktığı bu kritik mücadeleye İtalyan futbolseverlerin ilgisi oldukça azdı. Karşılaşmayı yaklaşık olarak sadece 16.000 kişi takip ederken bunların 1.000 kadarı rakip takım taraftarıydı. Yani Prandelli kendi evinde beklediği ilgiyi göremedi dersek yanılmış olmalıyız.

Kuralar çekildiği anda C Grubunun en büyük favorisi kuşkusuz İtalya'ydı ancak açıkçası pek çok kimse Azzurrilerin 2012'ye bu kadar rahat ve ezici bir üstünlükle gidebileceğini pek düşünmüyordu. Tarihinde ilk kez bir turnuvaya gitmeyi 2 maç kala garantilemiş olan İtalya'da dün akşam Pazzini'nin attığı gol İtalya Milli Takımı'nın 700. golü olarak da kayıtlara geçti.

Genel kanı olarak İtalyanların savunma ağırlıklı futbolu tercih ettiği ve gol yollarında sıkıntı yaşadığı düşünülür. İtalyan takımlarının ve ulusal takımının önemli maçlarda savunmaya verdiği önem, son yıllarda pek çok takımın oyun felsefesi ile hemen hemen aynı kaldı ki son 4 sezonda Serie A'da atılan gol sayısı hem pek çok ligin üstünde hem de İtalya sınırları içerisinde kendi rekorlarını egale etmiş durumda. Bu durum C Grubu'nda da değişmedi. Şu ana kadar 8 maça çıkan İtalya, maç başına 2 gol ortalaması yakalayarak 16 gol buldu ve kalesinde sadece 3 Eylül 2010'da Estonya ile deplasmanda oynadıkları maçta gol gördü ve 22 puan topladı. Gök Mavililerin takıldığı maç, aynı zamanda grupta oynadığı maçlarda gol bulamadığı tek maç 8 Ekim 2010'da oynanan Kuzey İrlanda deplasmanıydı.

Ev sahipleri olan Ukrayna ve Polonya haricinde Almanya, İspanya ve İngiltere'nin ardından bu sonucun ardından İtalya da Euro 2012'de direkt olarak mücadele etmeye hak kazanan takım oldu.
Copyright © AZZURRI - Blogger Theme by BloggerThemes