Juventus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Juventus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Handikap Gio
Gönderen
kutay
zaman:
13:21
2 Aralık 2012 Pazar
Etiketler:
Juventus,
Sebastan Giovinco
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Udinese - Juventus: 1-4 (2 Gol)
Juventus - Roma: 4-1 (1 Gol)
Juventus - Nordsjaelland: 4-0 (1 Gol)
Pescara - Juventus: 1-6 ( 1 Gol)
Juventus - Chelsea: 3-0 (1 Gol)
Juventus - Torino: 3-0 ( 1 Gol)
Torino'da Seri Sonu ( Juventus : 1 - 3 : Inter )
15 Mayıs 2011'de Parma'ya 1-0 mağlup olduktan sonra oynadığı 49 maçta yenilgi yüzü görmeyen ve 32 galibiyet, 17 beraberlik elde eden son şampiyon Juventus, dün gece kendi sahasında maçın henüz başında bu sezon, hemen hemen her hafta olduğu gibi bir kez daha hakem hatasıyla öne geçmesine rağmen Inter'e 3-1 mağlup olmaktan kurtulamadı.
Sneijder, Coutinho, Stankovic, Chivu, Jonathan ve Joel Obi'den yoksun olarak 3-4-3 düzeni ile sahaya çıkan Inter, sakatlıktan sonra formasına kavuşan Vidal'ın maçın başında ofsayttan attığı golle 1-0 mağlup duruma düşmesine rağmen ikinci yarıdaki 45 dakikaya 3 gol sığdırarak hem puan farkını 1'e indirdi hem de siyah beyazlıların 49 maçlık yenilmezlik serisine son verdi.
30 Ocak 2008'den beri Juventus deplasmanında kazanamayan Inter, bu şansızlığını dün akşam 2 gol birden atarak ligdeki gol sayısını 7'ye yükselten Diego Milito'nun büyük katkısı ile kırdı. Inter forması altında 143. maçında 71. golünü atan Diego Milito gençleşmeye çalışan Inter'de Javier Zanetti ve Cambiasso ile birlikte tecrübesi ve hırsını takım arkadaşlarına en iyi şekilde aktaran oyunculardan.
36 yaşındaki Andrea Stramaccioni, Inter'deki ilk 20 maçında elde ettiği 14. galibiyeti ile Jose Mourinho'yu yakalamış durumda. Portekizli teknik adam da Inter'de görev yaptığı ilk 20 maçta 14 galibiyet elde etmişti.
(Diego Milito'dan 3 tane attık daha atalım mı pozu - fotoğraf Yiğit YILMAZ'dan)
Juventus: Cadılar Bayramınız Kutlu Olsun
Gönderen
firat selcuk
zaman:
20:36
30 Ekim 2012 Salı
Etiketler:
fotoğraf,
Futbol,
Futbolcular,
Juventus,
Serie A,
Teknik Direktörler
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Yazıyı kendi bloguma koymuştum ama esas olması gereken yere koymayı unuttum. (Gerçi bu sırayla haftada 1 kere hatırlasak her gün yazı çıkarırız ama tembelliğimize doymadık, doyamadık) Neyse, aynı yazıyı ve görselleri buradan da sunayım hemen:
Juventus'tan Cadılar Bayramı için harika bir kutlama gelmiş. Oyuncuları birer birer efsane film karakterlerine dönüştürmüşler. En hayran kaldığımı ilk sıraya koydum: Andrea "The Joker" Pirlo.
Diğerlerinin ise hangi oyuncular olup hangi karakterlere dönüştüklerini dosya isminden görebilirsiniz. Direkt yazmıyorum ki isteyenler ilk bakışta futbolcuları ve karakterleri kendileri bulmaya çalışsınlar.
Juventus'un Transfer Gündemi
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
09:36
25 Mayıs 2012 Cuma
Etiketler:
Futbol,
Futbolcular,
Juventus,
Matri,
Serie A,
Transferler
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Uzun bir aradan sonra namağlup olarak Serie A şampiyonu olan Juventus, bu sezon için transferde önceliği forvet bölgesine vermiş durumda. Alessandro Del Piero'nun takımdan ayrılması, Vucinic ve Borriello'nun yetersiz kalması, Quagliarella'nın istikrarsızlığı sebebiyle Juventus'un elinde adam akıllı golcü olarak bir tek Matri var dersek sanırım abartmış olmayız.
Bu durum nedeniyle de İtalya basını neredeyse boşa çıkan ya da performansı üst düzey olan bütün forvet oyuncularını Juventus için yazmaya başladı. Bunun üzerine de Juventus'un en yetkili isimlerinden olan Genel Direktör Beppe Marotta açıklamalarda bulundu. Gündemdeki Drogba haberlerini kesin bir dille yalanlayarak " oyuncuyla kesinlikle bir ilgimiz yok " diyerek bir diğer gündem maddesi olan Cavani'ye geçti ve " takımda görmeyi elbette isteriz ama o Napoli'ye müthiş bir aidiyet hissediyor ve başkan De Laurentiis'in de onu bırakacağını düşünmüyorum. " diyerek bu transfer için umutlarının olmadığını da belli etmiş oldu.
İtalya'nın genç yeteneklerinden olan Marco Verratti'den övgüyle söz eden Marotta, oyuncunun henüz çok genç olmasına rağmen müthiş bir yetenek olduğunu ama tecrübe eksikliği nedeniyle belki daha sonraki sezonlarda daha ciddi bir şekilde ilgilenebileceklerini fakat bu sezon için önceliklerinin Verratti olmadığını açıkladı. Beppe'nin açıklamalarına dikkat edecek olursak aslında açık kapı bıraktığını da anlamak zor değil.
Gelelim bütün iddiaları boşa çıkartmasına rağmen doğruladığı tek isim olan Destro'ya ... Inter altyapısı'nda yetişen ve Siena forması ile yıldızını parlatan genç golcü için Juventus Genel Direktörü Beppe Marotta " Destro için girişimlerimiz sürüyor ve Juventus'a katılmasını çok istiyoruz " diyerek en sonunda baklayı ağzından çıkarttı.
Destro gerçekten çok kaliteli bir oyuncu ve elde Matri gibi de standart üstü olarak sayılabilecek bir golcüleri daha var. Bana kalırsa hazır Juventus'un kasası oldukça doluyken Destro'nun yanına bir de daha tecrübeli ve ismi olan bir forvet daha alabilirler.
Bu durum nedeniyle de İtalya basını neredeyse boşa çıkan ya da performansı üst düzey olan bütün forvet oyuncularını Juventus için yazmaya başladı. Bunun üzerine de Juventus'un en yetkili isimlerinden olan Genel Direktör Beppe Marotta açıklamalarda bulundu. Gündemdeki Drogba haberlerini kesin bir dille yalanlayarak " oyuncuyla kesinlikle bir ilgimiz yok " diyerek bir diğer gündem maddesi olan Cavani'ye geçti ve " takımda görmeyi elbette isteriz ama o Napoli'ye müthiş bir aidiyet hissediyor ve başkan De Laurentiis'in de onu bırakacağını düşünmüyorum. " diyerek bu transfer için umutlarının olmadığını da belli etmiş oldu.
İtalya'nın genç yeteneklerinden olan Marco Verratti'den övgüyle söz eden Marotta, oyuncunun henüz çok genç olmasına rağmen müthiş bir yetenek olduğunu ama tecrübe eksikliği nedeniyle belki daha sonraki sezonlarda daha ciddi bir şekilde ilgilenebileceklerini fakat bu sezon için önceliklerinin Verratti olmadığını açıkladı. Beppe'nin açıklamalarına dikkat edecek olursak aslında açık kapı bıraktığını da anlamak zor değil.
Gelelim bütün iddiaları boşa çıkartmasına rağmen doğruladığı tek isim olan Destro'ya ... Inter altyapısı'nda yetişen ve Siena forması ile yıldızını parlatan genç golcü için Juventus Genel Direktörü Beppe Marotta " Destro için girişimlerimiz sürüyor ve Juventus'a katılmasını çok istiyoruz " diyerek en sonunda baklayı ağzından çıkarttı.
Destro gerçekten çok kaliteli bir oyuncu ve elde Matri gibi de standart üstü olarak sayılabilecek bir golcüleri daha var. Bana kalırsa hazır Juventus'un kasası oldukça doluyken Destro'nun yanına bir de daha tecrübeli ve ismi olan bir forvet daha alabilirler.
İtalya Kupası Napoli'nin
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
09:31
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Etiketler:
Futbol,
İtalya Kupası,
Juventus,
Napoli
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Serie A'nın şampiyonu Juventus ile geçen sezonun flaş ekibi olan Napoli arasındaki İtalya Kupası final maçında gülen taraf Cavani ve Hamsik'in golleri ile Napoli oldu ve hem 22 yıl aradan sonra kupa sevinci yaşamayı başardılar hem de Juventus'un 43 maçlık
yenilmezlik serisine son vererek büyük bir başarının altına imza attılar.
Juventus cephesinde Chiellini ve De Ceglie sakatlıkları sebebiyle forma giyemezken Napoli'nin tek eksiği ise cezalı olan Walter Gargano'ydu. Maça hızlı başlayan taraf Napoli olsa da lig şampiyonu Juventus 20. dakika itibarı ile oyuna ağırlığına koydu ve orta sahayı ele geçirerek Napoli'yi kendi yarı sahasına hapsetti ancak ilk 45 dakikada eşitlik bozulmadı. İkinci yarıda da Juventus hakimiyeti önplandaydı ancak önce penaltıdan Cavani ardından da harika bir kontraatak ile 3 pasta gelen Hamsik golü ile başkent Roma'da İtalya Kupası'nı müzesine götüren takım Napoli oldu.
Kupayı kazanan Napoli'de gecenin kahramanı ne Hamsik ne Cavani ne de Mazzari'ydi, 22 senelik hasretin sona erdiği geceye damga vuran isim Napoli'nin çılgın başkanı De Laurentiis'den başkası değildi. Maçın hakemi Brighi'nin bitiş düdüğünü çalması ile birlikte korumaları eşliğinde sahaya giren ve tek tek bütün oyuncularını tebrik ettikten sonra taraftarlarının huzuruna giden Laurentiis soyunma odasını da birbirine katmış. 2004 yılından beri Napoli'yi ayağa kaldırmak için çalıştıklarını belirten çılgın başkan, 20.05.2012 tarihini Napoli'nin yeniden doğduğu gün olarak ilan ettiğini açıkladı. Ancak İtalya'nın büyük çoğunluğu için bu tarih, Juventus forması ile 705 maça çıkan Alessandro Del Piero'nun veda tarihidir ...
yenilmezlik serisine son vererek büyük bir başarının altına imza attılar.
Juventus cephesinde Chiellini ve De Ceglie sakatlıkları sebebiyle forma giyemezken Napoli'nin tek eksiği ise cezalı olan Walter Gargano'ydu. Maça hızlı başlayan taraf Napoli olsa da lig şampiyonu Juventus 20. dakika itibarı ile oyuna ağırlığına koydu ve orta sahayı ele geçirerek Napoli'yi kendi yarı sahasına hapsetti ancak ilk 45 dakikada eşitlik bozulmadı. İkinci yarıda da Juventus hakimiyeti önplandaydı ancak önce penaltıdan Cavani ardından da harika bir kontraatak ile 3 pasta gelen Hamsik golü ile başkent Roma'da İtalya Kupası'nı müzesine götüren takım Napoli oldu.
Kupayı kazanan Napoli'de gecenin kahramanı ne Hamsik ne Cavani ne de Mazzari'ydi, 22 senelik hasretin sona erdiği geceye damga vuran isim Napoli'nin çılgın başkanı De Laurentiis'den başkası değildi. Maçın hakemi Brighi'nin bitiş düdüğünü çalması ile birlikte korumaları eşliğinde sahaya giren ve tek tek bütün oyuncularını tebrik ettikten sonra taraftarlarının huzuruna giden Laurentiis soyunma odasını da birbirine katmış. 2004 yılından beri Napoli'yi ayağa kaldırmak için çalıştıklarını belirten çılgın başkan, 20.05.2012 tarihini Napoli'nin yeniden doğduğu gün olarak ilan ettiğini açıkladı. Ancak İtalya'nın büyük çoğunluğu için bu tarih, Juventus forması ile 705 maça çıkan Alessandro Del Piero'nun veda tarihidir ...
Son Kareler
Gönderen
kutay
zaman:
18:42
15 Mayıs 2012 Salı
Etiketler:
del piero,
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Göksel Kaptan, hafta içi bana "Del Piero yazarsın" dedi, dayanamamış kendi yazmış. Oysa ben fotoğrafları bile seçmiştim. En azından fotoğraflar boşa gitmesin. Karanlıkta geçen sezonlarda sadakat sınavını veren Del Piero, Juventus'un yeni stadında kazanılan kupayı havaya kaldırıyor.
Bundan sonra diğer ailesine daha çok zaman ayıracak.
Bir Devrin Kapanışı : Alessandro DEL PIERO
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
22:18
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Etiketler:
del piero,
Futbolcular,
Juventus,
Serie A
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
27 yaşındayım ve kendim bildim bileli futbolu deli gibi sevip takip ederim. Bunca zaman içinde çok önemli isimleri gerek canlı olarak gerekse ekran başından izledim ama benim sadece iki tane çocukluk kahramanım vardı: Ronaldo ve Del Piero ... Askerden adamları ellerimle maç yaptırırken, bir zamanlar moda olan Pro Action Football oynarken ve mahalle aralarında asfaltın üzerinde koşarken ya Ronaldo oluyorduk ya da Del Piero ...
Meşin yuvarlakla ilk tanışması ve kendini futbola verip ilkokul çağında bunu biraz daha ileri götürmek isterken Del Piero kaleciydi, yani futbola en geriden başlamayı biraz da annesinin zoruyla tercih etmişti. Fakat bir zamanlar Sampdoria forması da giyen abisi Stefano'nun baskıları ile Del Piero daha çok topla oynayan ve sürekli gol atmaya çalışan bir orta saha oyuncusu haline gelmişti. Hayata gözlerini açtığı yerin takımı olan San Vendemiano altyapısında 7 yıl forma giyen Alessandro Del Piero henüz 13 yaşındayken Padova forması giymek için ailesinden ilk kez ayrılıyordu. 5 senelik Padova macerasının ardından 1993 yılında İtalya, ilerleyen yıllarda taraflı tarafsız herkesin ayakta alkışlayacağı bu muhteşem insanı Juventus forması ile tanıdı ve Del Piero bu tanışmanın şerefine henüz ikinci maçında siyah beyazlı forma ile ilk golünü attı.
Juventus'un tarihi Del Piero dersek abartmış olmayız. Neden mi ?
- Juventus tarihinin en çok gol atan oyuncusu
- Juventus tarihinin Şampiyonlar Ligi'ndeki en golcü oyuncusu
- Juventus tarihinin UEFA Kupası'nda en çok gol atan oyuncusu
- Juventus tarihinin İtalya Süper Kupası'nda en çok gol atan oyuncusu
- Juventus tarihinin İtalya'da en çok forma giyen oyuncusu ...
2006 yılında yaşanan Calciopoli skandalının ardından Juventus için çok önemli olan Vieira, Fabio Cannavaro, Thuram ve Zlatan İbrahimovic gemiyi terketmesine rağmen kaptan gemisini terketmeyi asla düşünmedi ve Torino ekibi ile en dibi de gördü ama bu sezon namağlup olarak şampiyonluk kupasını kaldırarak Juventus'u zirvede bırakmış oldu.
Sadık adamdır Del Piero ... San Vendemiano'da 7 yıl, Padova'da 5 yıl ve Juventus forması altında 9 yıl hem de çok kötü günler görmesine rağmen asla pes etmeden. İtalyan oyuncunun bir diğer uzun soluklu macerası da eşi Sonia Amoruso ile. 6 yıllık uzun bir ilişkinin ardından hayatının imzasını 2005 yılında atan yakışıklı oyuncu bakalım şimdi futbol için imzayı hangi kulübe atacak ya da benden bu kadar ben yaşlandım siz de yaşlandığınızı hissedin mi diyecek ?
Şampiyonun Tribünü
Bugün şampiyonlu kutladılar. Namağlup şampiyonluk. 2006 krizi atlatıldı. Geri döndüler. Yeni stad, yeni takım, kriz zamanlarının sadık dostları tek tek misyonlarını doldurdu, son olarak Del Piero'ya da veda ettieler. Yeni kupalara doğru ilerliyorlar. Geri döndüler. Kutlamak onların hakkı.
Tanıdık Geldi Mi?
Gönderen
kutay
zaman:
10:00
7 Mayıs 2012 Pazartesi
Etiketler:
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Atkılar Açıldı Lider Takıldı
Gönderen
kutay
zaman:
21:30
3 Mayıs 2012 Perşembe
Etiketler:
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Milan ile Juventus arasındaki puan farkı bire indi.
Hafta sonu; Milan-Inter derbisi ; Juventus, Cagliari deplasmanında...
Evlat Görevini Yaptı
Gönderen
kutay
zaman:
12:49
8 Nisan 2012 Pazar
Etiketler:
ac milan,
amauri,
Fiorentina,
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Namağlup Juventus haftalardır ikinci sıradaydı. Son şampiyon Milan ne yaptı ne etti liderliğe çıktı. Ama dün sona erdi liderlik.
Ömer'in Milan'ı, Fırat'ın Fiorentina'sını konuk etti. Milan İbra ile öne de geçti. Herşey güzel gidiyordu San Siro'da.
İkinci yarıda Fiorentina sürprizi yaptı. Önce Jovetiç. Sonra son dakikada Amauri. Fiorentina 2-1 kazanınca Milan, liderlikten oldu. Golü atan isim Amauri olunca olay daha da dikkat çekici bir hal aldı. Eski bir Juventuslu'dan eski takımına kıyak. Evlat görevini yaptı.
Gerçi maç sonunda Amauri, "Juventus'u umursamadım, sadece Fiorentina için oynadım" mealinde birşey dedi ama bu bizim için çok da önemli değil. İlgi çekici hikaye burası çünkü. Amauri'nin geçmişi.
Juventus, Palermo'yu deplasmanda 2-0 mağlup edince, Milan'ın bir puan önüne geçti.
Juventus'un beş maçtır gol yemediğini de yazının sonuna ekleyelim.
Koşun Pirlo Gol Attı
Gönderen
kutay
zaman:
17:32
19 Şubat 2012 Pazar
Etiketler:
Juventus,
pirlo
1 Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Andrea Pirlo'nun futboluna saygı duymamak mümkün değil. Ama özellike son yıllarda skora katkısı giderek azalmıştı. Son oynanan Catania maçında yeniden ağları havalandırdı.
Mayıs ayında 33 yaşına girecek futbolcu yeni takımı Juventus'da ilk golünü şubat ayında atabilmiş oldu. Sezon başladıktan 23 hafta sonra. En azından bu ilk golü Juventus'un yeni stadında, Juventuslu taraftarlar önünde attı. Yaz aylarında Pirlo'nun transferine sevinen Juventuslular, onun bir golüne canlı şahit olabildiler.
Pirlo bundan sonceki son golünü yaklaşık 17 ay önce Parma'ya atmıştı. O zaman Milan'da forma giyen Pirlo'nun o golünü de Milanlılar çok beklemişti. Hatta o gol için daha fazla beklediler. Pirlo'nun Serie A'daki gol hasreti daha fazlaydı o zamanlar.
Parma'ya attığı golden önceki son gol için 15 Mart 2009'a gitmek gerekiyordu. Yaklaşık 19 ay öncesine. Pirlo, Siena ağlarını penaltıdan havalandırıyordu.
Kısacası Pirlo 35-36 ay gibi bir sürede sadece 2 gol atabildi(İtalya Ligi'nde).
Acaba futbolunun son yıllarını yaşayan futbolcu, bu döneme kaç gol sığdıracak?
Serie A'da Haftanın Değerlendirmesi
EN FARKLI GALİBİYET INTER'DEN :

Önümüzdeki hafta Milan ile dev derbiye çıkacak olan Inter'de durumu kritik bütün oyuncuların dinlendirildiği ikinci yarının ilk maçında Nerazzurriler Parma'yı gole boğarak gönderdi. Yılın bidonlarından olan Diego Milito'nun 2 gol, Motta, Pazzini ve genç Faraoni'nin golleri ile Milano derbisi öncesi moral kazanan Inter artık rakibi Milan'ı bekliyor.
FIORENTINA ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDI :

Gilardino'yu Genoa'ya gönderen ve sakat oyuncuların varlığında Fiorentina'nın yükünü Jovetic'in çekeceğini yazmıştık ve nitekim beklendiği gibi Jovetic'in biri penaltıdan olmak üzere attığı 2 gol Fiorentina'nın bu sezon ilk kez deplasmanda 3 puan almasını sağladı. Ligin ilk yarısında dörtlü savunma ile oynayan Mor Menekşeler Novara deplasmanında ilk kez 3-5-2'yi denedi, 3 puanı 3 golle alarak deplasman fobisine nokta koydu.
HAFTANIN SÜRPRİZİ SIENA'DAN:

Serie A'da haftanın en büyük sürprizi küme düşme korkusu yaşayan Siena'nın kendi evinde ligde zirve iddiası bulunan Lazio'yu 4-0 gibi farklı bir skorla yenmesi oldu. Stadio Artemio Franchi'de oynanan maça damga vuran isimse 2 penaltı veren ve Lazio aleyhinde 1 kırmızı kart çıkartan Gervasoni oldu. Ümit Milli Takımımızın İtalya Ümit Milli Takımı ile oynadığı karşılaşmada harika bir oyun sergileyen ve bunu skora da yansıtan Destro'nun takımını sırtladığı bu maç başkent ekibi Lazio'nun moralini altüst etti.
MILAN SERİYİ BOZDU :

Ligin ilk yarısında Milan, Juventus ve Udinese'nin ardından kendi evinde mağlubiyet yüzü görmeyen Atalanta'nın fişini 1 gol 1 asistle oynayan Zlatan Ibrahimoviç çekti. Sakat ve cezalı oyuncularından neredeyse 11 kuracak olan Milan, Doni'nin tutuklanması ile şok geçiren Atalanta'ya acımadı. Milano derbisi öncesi iki takımın da formda olması harika bir derbi izleyeceğimiz için bizleri heyecanlandırıyor.
TOTTI GERİ DÖNDÜ :

Gerek hocasıyla yaşadığı sorunlar gerekse sakatlık belası yüzünden ligin ilk yarısında parmağını ağzına alarak gol sevincini yaşayamayan Totti, 2011-2012 sezonun ilk gollerini Chievo'ya atarak Roma'ya 3 puanı getirdi.
DI NATALE EFSANELEŞMEYE DEVAM EDİYOR :

Stadio Friuli'de sadece Juventus'a puan kaybeden Udinese, zayıf rakibi Cesena'yı 4-1 mağlup ederek zirve yürüyüşüne kaldığı yerden devam etti. Yeniden milli takıma çağrılan ve son yıllarda gösterdiği performansla adından sıkça söz ettiren kaptan Di Natale'nin attığı 2 gol ayrıca Udinese tarihi açısından çok önemli. Stadio Fruli'de oynanan son 27 maçta 26. golüne imza atan Di Natale, her geçen hafta taraftarların gönlünde taht kurmaya devam ediyor.
DİĞER MAÇLAR :
Ligde kalmak için kendi evindeki maçları en az hasarla atlatmak isteyen Bologna, Avrupa Kupalarında mücadele etmek isteyen Catania'yı Cherubin ve Di Vaio'nun golleri ile 2-0 mağlup ederek 2012'ye iyi bir başlangıç yaptı.
Yeni teknik direktör (Pasquale Marino) ve yeni golcüsü (Gilardino) ile ikinci yarının startını veren Genoa, puan cetvelinde nefesini ensesinde hissettiği Cagliari'ye deplasmanda 3 golle boyun eğerek rakibinin bir basamak altında kaldı. Miguel Veloso, Kaladze ve Palacio'dan yoksun olarak sahaya çıkan Genoa'nın son maçta Napoli karşısında aldığı 6-1'lik farklı mağlubiyetin şokunu atlatamadığı açıkça belli oluyor. Savunmaya acil çözüm şart.
Kümede kalması artık tamamen Allah'a kalan Lecce, ligin namağlup ekibi Juventus karşısında dirense bile Matri'nin golüne engel olamayarak ligin dibindeki yerini perçinledi.
Inter'in 5-0'lık galibiyetini Napoli bu hafta Palermo deplasmanında biraz daha dikkatli olsaydı gölgede bırakabilirdi. 90 dakika boyunca oyunun tek hakimi olan misafir ekibin bu sezonki performansı ilk yarı itibarı ile geçen seneyi mumla aratmıştı ancak güzel oyun ve deplasmanda alınan 3-1'lik galibiyet Napoli'nin daha üst sıralara çıkması için moral olacaktır. Palermo'nun başında Zamparini gibi kıyımcı bir teknik direktör varken bu potansiyele rağmen onları başarılı görmek sanırım zor olacak.

Önümüzdeki hafta Milan ile dev derbiye çıkacak olan Inter'de durumu kritik bütün oyuncuların dinlendirildiği ikinci yarının ilk maçında Nerazzurriler Parma'yı gole boğarak gönderdi. Yılın bidonlarından olan Diego Milito'nun 2 gol, Motta, Pazzini ve genç Faraoni'nin golleri ile Milano derbisi öncesi moral kazanan Inter artık rakibi Milan'ı bekliyor.
FIORENTINA ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDI :

Gilardino'yu Genoa'ya gönderen ve sakat oyuncuların varlığında Fiorentina'nın yükünü Jovetic'in çekeceğini yazmıştık ve nitekim beklendiği gibi Jovetic'in biri penaltıdan olmak üzere attığı 2 gol Fiorentina'nın bu sezon ilk kez deplasmanda 3 puan almasını sağladı. Ligin ilk yarısında dörtlü savunma ile oynayan Mor Menekşeler Novara deplasmanında ilk kez 3-5-2'yi denedi, 3 puanı 3 golle alarak deplasman fobisine nokta koydu.
HAFTANIN SÜRPRİZİ SIENA'DAN:

Serie A'da haftanın en büyük sürprizi küme düşme korkusu yaşayan Siena'nın kendi evinde ligde zirve iddiası bulunan Lazio'yu 4-0 gibi farklı bir skorla yenmesi oldu. Stadio Artemio Franchi'de oynanan maça damga vuran isimse 2 penaltı veren ve Lazio aleyhinde 1 kırmızı kart çıkartan Gervasoni oldu. Ümit Milli Takımımızın İtalya Ümit Milli Takımı ile oynadığı karşılaşmada harika bir oyun sergileyen ve bunu skora da yansıtan Destro'nun takımını sırtladığı bu maç başkent ekibi Lazio'nun moralini altüst etti.
MILAN SERİYİ BOZDU :

Ligin ilk yarısında Milan, Juventus ve Udinese'nin ardından kendi evinde mağlubiyet yüzü görmeyen Atalanta'nın fişini 1 gol 1 asistle oynayan Zlatan Ibrahimoviç çekti. Sakat ve cezalı oyuncularından neredeyse 11 kuracak olan Milan, Doni'nin tutuklanması ile şok geçiren Atalanta'ya acımadı. Milano derbisi öncesi iki takımın da formda olması harika bir derbi izleyeceğimiz için bizleri heyecanlandırıyor.
TOTTI GERİ DÖNDÜ :

Gerek hocasıyla yaşadığı sorunlar gerekse sakatlık belası yüzünden ligin ilk yarısında parmağını ağzına alarak gol sevincini yaşayamayan Totti, 2011-2012 sezonun ilk gollerini Chievo'ya atarak Roma'ya 3 puanı getirdi.
DI NATALE EFSANELEŞMEYE DEVAM EDİYOR :

Stadio Friuli'de sadece Juventus'a puan kaybeden Udinese, zayıf rakibi Cesena'yı 4-1 mağlup ederek zirve yürüyüşüne kaldığı yerden devam etti. Yeniden milli takıma çağrılan ve son yıllarda gösterdiği performansla adından sıkça söz ettiren kaptan Di Natale'nin attığı 2 gol ayrıca Udinese tarihi açısından çok önemli. Stadio Fruli'de oynanan son 27 maçta 26. golüne imza atan Di Natale, her geçen hafta taraftarların gönlünde taht kurmaya devam ediyor.
DİĞER MAÇLAR :
Ligde kalmak için kendi evindeki maçları en az hasarla atlatmak isteyen Bologna, Avrupa Kupalarında mücadele etmek isteyen Catania'yı Cherubin ve Di Vaio'nun golleri ile 2-0 mağlup ederek 2012'ye iyi bir başlangıç yaptı.
Yeni teknik direktör (Pasquale Marino) ve yeni golcüsü (Gilardino) ile ikinci yarının startını veren Genoa, puan cetvelinde nefesini ensesinde hissettiği Cagliari'ye deplasmanda 3 golle boyun eğerek rakibinin bir basamak altında kaldı. Miguel Veloso, Kaladze ve Palacio'dan yoksun olarak sahaya çıkan Genoa'nın son maçta Napoli karşısında aldığı 6-1'lik farklı mağlubiyetin şokunu atlatamadığı açıkça belli oluyor. Savunmaya acil çözüm şart.
Kümede kalması artık tamamen Allah'a kalan Lecce, ligin namağlup ekibi Juventus karşısında dirense bile Matri'nin golüne engel olamayarak ligin dibindeki yerini perçinledi.
Inter'in 5-0'lık galibiyetini Napoli bu hafta Palermo deplasmanında biraz daha dikkatli olsaydı gölgede bırakabilirdi. 90 dakika boyunca oyunun tek hakimi olan misafir ekibin bu sezonki performansı ilk yarı itibarı ile geçen seneyi mumla aratmıştı ancak güzel oyun ve deplasmanda alınan 3-1'lik galibiyet Napoli'nin daha üst sıralara çıkması için moral olacaktır. Palermo'nun başında Zamparini gibi kıyımcı bir teknik direktör varken bu potansiyele rağmen onları başarılı görmek sanırım zor olacak.
Serie A'da İkinci Yarı Başlıyor
ATALANTA - AC MİLAN :

Kendi evinde namağlup olan ancak deplasmanda oynadığı 8 maçın 6'sında puan kaybeden Atalanta, kendi evinde yenilgi yüzü görmeyen son şampiyon Milan'ın konuğu olacak.
Mario Yepes, Mathieu Flamini, Antonio Cassano ve Ignazio Abate'nin sakat, Ambrossini'nin ise cezası nedeniyle forma giyemeyeceği maçta Milan'ın hücum gücünü Boateng, Zlatan ve Robinho'nun üstlenmesi bekleniyor. Lige -6 puanla başlayan Atalanta'da geçtiğim günlerde kulübün efsane oyuncularından olan Doni'nin de şike ve bahis nedeniyle tutuklanmış olması moralleri altüst etmiş olsa da kolay kolay teslim olmayacaklardır. Matteo Brighi ve Daniele Capelli'den yoksun Atalanta'nın en önemli kozu Udinese forması giyerken San Siro'da oynanan 4-4'lük maçın kahramanı olan Arjantinli golcü German Denis.
Bergamo'da oynanan son 4 maçta 2 mağlubiyet, 1 beraberlik ve 1 galibiyet elde eden Milan'ı tribün açısından oldukça zor bir maç bekliyor. Takımın yaşadığı kötü günleri geride bırakması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Atalanta taraftarları bizlere bu maçta görsel açıdan büyük keyif verebilir.
INTER - PARMA :

Sezona haddinden kötü başlayan Inter'de Gasperini'nin ardından Ranieri göreve gelmiş, takımda biraz kıpırdanma olmuş ancak beklenen oyun ve skorlar sahaya tam anlamıyla yansıtılamamıştı.
Bir yanda son 4 lig maçını da kazanan Inter, diğer yanda ise son 4 lig maçında da sahadan beraberlikle ayrılan Parma ... Önümüzdeki hafta Milano derbisi olduğu için ben Ranieri'nin tam anlamıyla iyileşmeyen Zarate, Sneijder ve Forlan'ı riske edeceğini düşünmüyorum. Son yıllarda küme düşme potasının müdavimlerinden olan ve yaşadığı ekonomik sorunları çözmekte zorlanan Parma, bu sefer yeni yıla potanın 7 puan üstünde olduğu için biraz daha rahat başlıyor ve Milan maçını düşünecek olan Inter için sürpriz yapabilirler diye düşünülse de artık en azından kendi evinde puan kaybetme lüksü olmayan Nerazzurriler bir şekilde bu maçı kazanmaya daha yakın taraf.
PALERMO - NAPOLİ :

Devis Mangia'nın kovulup yerine Mutti'yi getiren ve ara transfer döneminde Agon Mehmeti ile Franco Vazquez'i transfer eden Palermo, Stadio Renzo Barbera'da özellikle deplasmanda oynadığı maçlarda gol sıkıntısı çeken Napoli'yi konuk edecek. Gol sıkıntısının farkında olan Napoli'nin Eduardo Vargas'ı kadrosuna kattığını da hatırlatalım.
İki takımın arasındaki puan farkı sadece 3 ve Palermo kendi evinde oldukça açık oynayan bir ekip. Sicilya ekibindeki eksiklikler oldukça can sıkıcı. Cezası nedeniyle oynamayacak olan Josip Ilicic'in yanı sıra Abel Hernandez, Eros Pisano, Eran Zahavi ve Mauricio Pinilla gibi önemli isimler de bu maçta takımlarını yalnız bırakacak. Napoli'de ise Arjantinli golcü Ezequiel Lavezzi haricinde eksik yok.
Yeni Pastore olarak Palermo'ya transfer edilen Vazquez de tıpkı Pastore gibi Cordoba doğumlu ve çok büyük ihtimalle Napoli maçına ilk 11'de başlayacak.
NOVARA - FIORENTINA :

Küme düşme korkusunu yakından hisseden iki takımın mücadelesinde baskıyı biraz daha fazla hissedecek olan taraf Fiorentina. Ligde henüz deplasmanda galibiyet elde edemeyen Mor Menekşeliler kendi evinde attığının bir fazlasını yiyen Novara önünde siftah yapmanın peşinde olacak.
Novara, ikinci yarıya Fiorentina galibiyeti ile başlarsa hem rakibi ile arasındaki puan farkını 3'e indirmiş olacak hem de ligdeki 3. galibiyetini elde ederek moral kazanmış olacak. Devre arasında Gilardino'yu Genoa'ya gönderen Fiorentina'da yük bir kez daha Stevan Jovetic'in omuzlarına yüklenmiş durumda.
ROMA - CHIEVO :

Inter ile birlikte sezona kötü başlayan bir başka büyük kulüp de başkent ekibi Roma'ydı. Taktik düzeni değiştirdikten sonra olumlu bir futbol sahaya yansıtmaya başlayan Roma'nın en büyük sıkıntısı Luis Enrique ile kaptan Totti arasındaki bitmek bilmeyen gerginlik. Savunmada yaşanılan sıkıntıların ardından herkes transferde Casemiro ve Lugano isimlerini beklerken Roma hiç beklenmedik bir işe imza atarak Marco Borriello'yu lider Juventus'a kiraladı.
16 maçta 13 gol atarak gol yollarında büyük sıkıntı çeken Chievo'nun en büyük hedefi Caracciolo'yu renklerine katmaktı ama İtalyan oyuncuyu Novara'ya kiralandı. Şartlar her ne kadar Roma lehine görünse de başkent ekibi 2003 yılından bu yana Serie A'da Chievo'yu mağlup edemiyor.
UDİNESE - CESENA :

Stadio Friuli'de sadece Juventus ile oynadığı maçta 2 puan bırakan Udinese, küme düşme hattında yer alan Cesena'yı konuk ediyor. En son 1998-1999 sezonunda ligin ilk yarısını 3. sırada bitiren Udinese'de 2011 yılında elde edilen başarıları 2012'ye taşımak en büyük hayal ve bu açıdan oynayacakları ilk 3 maç, siyah beyazlı ekibin rotası açısından oldukça önemli.
Cesena'nın en büyük kozu, Juventus ve Milan'ın yanı sıra Udinese'nin de gündeminde olan 1985 doğumlu Marco Parolo. Giuseppe Colucci, Jorge Martinez ve Raphael Martinho'nun yokluğunda bir hayli zorlanacak olan Cesena özellikle ilk 45 dakikada çok dikkatli olmak zorunda. Çünkü Udinese bu sezon Serie A'da attığı 20 golün 11'ini ilk yarılarda buldu ve bunun neticesinde 29 puan kazandı.
LECCE - JUVENTUS :

Krasic ve Amauri'yi gözden çıkartan, Roma'dan Borriello'yu kiralayan Conte'nin takımı Juventus, ligin dibinde olan ve kendi evinde dahi galip gelemeyen Lecce'nin konuğu olacak.
Daha uzun bir süre var ancak bana göre Lecce'nin bir mucize gerçekleştirme şansı kesinlikle yok. Serie B'nin ilk yolcusu sarı kırmızılılar olacaktır. Aslında Juventus'un deplasman karnesi çok parlak değil. Evet henüz mağlup olmadılar ama şampiyon olmak istiyorlarsa deplasman performanslarını kesinlikle 3 galibiyet 5 beraberlikten daha üste çıkartmak zorundalar. Kendi evinde 18 gol atıp 5 gol yiyen Juventus, deplasmanda ise 9 gol atıp 6 tane yedi. Sezon başında Conte kendi evimizdeki maçları en az hasarla atlatırsak istediğimizi elde edebiliriz demişti ama Milan'ın gerilerden gelip averajla da olsa liderliği ellerinden alması sanırım İtalyan teknik adam için iyi bir tecrübe olmuştur.

Kendi evinde namağlup olan ancak deplasmanda oynadığı 8 maçın 6'sında puan kaybeden Atalanta, kendi evinde yenilgi yüzü görmeyen son şampiyon Milan'ın konuğu olacak.
Mario Yepes, Mathieu Flamini, Antonio Cassano ve Ignazio Abate'nin sakat, Ambrossini'nin ise cezası nedeniyle forma giyemeyeceği maçta Milan'ın hücum gücünü Boateng, Zlatan ve Robinho'nun üstlenmesi bekleniyor. Lige -6 puanla başlayan Atalanta'da geçtiğim günlerde kulübün efsane oyuncularından olan Doni'nin de şike ve bahis nedeniyle tutuklanmış olması moralleri altüst etmiş olsa da kolay kolay teslim olmayacaklardır. Matteo Brighi ve Daniele Capelli'den yoksun Atalanta'nın en önemli kozu Udinese forması giyerken San Siro'da oynanan 4-4'lük maçın kahramanı olan Arjantinli golcü German Denis.
Bergamo'da oynanan son 4 maçta 2 mağlubiyet, 1 beraberlik ve 1 galibiyet elde eden Milan'ı tribün açısından oldukça zor bir maç bekliyor. Takımın yaşadığı kötü günleri geride bırakması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Atalanta taraftarları bizlere bu maçta görsel açıdan büyük keyif verebilir.
INTER - PARMA :

Sezona haddinden kötü başlayan Inter'de Gasperini'nin ardından Ranieri göreve gelmiş, takımda biraz kıpırdanma olmuş ancak beklenen oyun ve skorlar sahaya tam anlamıyla yansıtılamamıştı.
Bir yanda son 4 lig maçını da kazanan Inter, diğer yanda ise son 4 lig maçında da sahadan beraberlikle ayrılan Parma ... Önümüzdeki hafta Milano derbisi olduğu için ben Ranieri'nin tam anlamıyla iyileşmeyen Zarate, Sneijder ve Forlan'ı riske edeceğini düşünmüyorum. Son yıllarda küme düşme potasının müdavimlerinden olan ve yaşadığı ekonomik sorunları çözmekte zorlanan Parma, bu sefer yeni yıla potanın 7 puan üstünde olduğu için biraz daha rahat başlıyor ve Milan maçını düşünecek olan Inter için sürpriz yapabilirler diye düşünülse de artık en azından kendi evinde puan kaybetme lüksü olmayan Nerazzurriler bir şekilde bu maçı kazanmaya daha yakın taraf.
PALERMO - NAPOLİ :

Devis Mangia'nın kovulup yerine Mutti'yi getiren ve ara transfer döneminde Agon Mehmeti ile Franco Vazquez'i transfer eden Palermo, Stadio Renzo Barbera'da özellikle deplasmanda oynadığı maçlarda gol sıkıntısı çeken Napoli'yi konuk edecek. Gol sıkıntısının farkında olan Napoli'nin Eduardo Vargas'ı kadrosuna kattığını da hatırlatalım.
İki takımın arasındaki puan farkı sadece 3 ve Palermo kendi evinde oldukça açık oynayan bir ekip. Sicilya ekibindeki eksiklikler oldukça can sıkıcı. Cezası nedeniyle oynamayacak olan Josip Ilicic'in yanı sıra Abel Hernandez, Eros Pisano, Eran Zahavi ve Mauricio Pinilla gibi önemli isimler de bu maçta takımlarını yalnız bırakacak. Napoli'de ise Arjantinli golcü Ezequiel Lavezzi haricinde eksik yok.
Yeni Pastore olarak Palermo'ya transfer edilen Vazquez de tıpkı Pastore gibi Cordoba doğumlu ve çok büyük ihtimalle Napoli maçına ilk 11'de başlayacak.
NOVARA - FIORENTINA :

Küme düşme korkusunu yakından hisseden iki takımın mücadelesinde baskıyı biraz daha fazla hissedecek olan taraf Fiorentina. Ligde henüz deplasmanda galibiyet elde edemeyen Mor Menekşeliler kendi evinde attığının bir fazlasını yiyen Novara önünde siftah yapmanın peşinde olacak.
Novara, ikinci yarıya Fiorentina galibiyeti ile başlarsa hem rakibi ile arasındaki puan farkını 3'e indirmiş olacak hem de ligdeki 3. galibiyetini elde ederek moral kazanmış olacak. Devre arasında Gilardino'yu Genoa'ya gönderen Fiorentina'da yük bir kez daha Stevan Jovetic'in omuzlarına yüklenmiş durumda.
ROMA - CHIEVO :

Inter ile birlikte sezona kötü başlayan bir başka büyük kulüp de başkent ekibi Roma'ydı. Taktik düzeni değiştirdikten sonra olumlu bir futbol sahaya yansıtmaya başlayan Roma'nın en büyük sıkıntısı Luis Enrique ile kaptan Totti arasındaki bitmek bilmeyen gerginlik. Savunmada yaşanılan sıkıntıların ardından herkes transferde Casemiro ve Lugano isimlerini beklerken Roma hiç beklenmedik bir işe imza atarak Marco Borriello'yu lider Juventus'a kiraladı.
16 maçta 13 gol atarak gol yollarında büyük sıkıntı çeken Chievo'nun en büyük hedefi Caracciolo'yu renklerine katmaktı ama İtalyan oyuncuyu Novara'ya kiralandı. Şartlar her ne kadar Roma lehine görünse de başkent ekibi 2003 yılından bu yana Serie A'da Chievo'yu mağlup edemiyor.
UDİNESE - CESENA :

Stadio Friuli'de sadece Juventus ile oynadığı maçta 2 puan bırakan Udinese, küme düşme hattında yer alan Cesena'yı konuk ediyor. En son 1998-1999 sezonunda ligin ilk yarısını 3. sırada bitiren Udinese'de 2011 yılında elde edilen başarıları 2012'ye taşımak en büyük hayal ve bu açıdan oynayacakları ilk 3 maç, siyah beyazlı ekibin rotası açısından oldukça önemli.
Cesena'nın en büyük kozu, Juventus ve Milan'ın yanı sıra Udinese'nin de gündeminde olan 1985 doğumlu Marco Parolo. Giuseppe Colucci, Jorge Martinez ve Raphael Martinho'nun yokluğunda bir hayli zorlanacak olan Cesena özellikle ilk 45 dakikada çok dikkatli olmak zorunda. Çünkü Udinese bu sezon Serie A'da attığı 20 golün 11'ini ilk yarılarda buldu ve bunun neticesinde 29 puan kazandı.
LECCE - JUVENTUS :

Krasic ve Amauri'yi gözden çıkartan, Roma'dan Borriello'yu kiralayan Conte'nin takımı Juventus, ligin dibinde olan ve kendi evinde dahi galip gelemeyen Lecce'nin konuğu olacak.
Daha uzun bir süre var ancak bana göre Lecce'nin bir mucize gerçekleştirme şansı kesinlikle yok. Serie B'nin ilk yolcusu sarı kırmızılılar olacaktır. Aslında Juventus'un deplasman karnesi çok parlak değil. Evet henüz mağlup olmadılar ama şampiyon olmak istiyorlarsa deplasman performanslarını kesinlikle 3 galibiyet 5 beraberlikten daha üste çıkartmak zorundalar. Kendi evinde 18 gol atıp 5 gol yiyen Juventus, deplasmanda ise 9 gol atıp 6 tane yedi. Sezon başında Conte kendi evimizdeki maçları en az hasarla atlatırsak istediğimizi elde edebiliriz demişti ama Milan'ın gerilerden gelip averajla da olsa liderliği ellerinden alması sanırım İtalyan teknik adam için iyi bir tecrübe olmuştur.
Moreno Torricelli
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
15:40
30 Kasım 2011 Çarşamba
Etiketler:
Fiorentina,
Futbol,
Futbolcular,
Juventus,
Serie A
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Milano'nun 40 km kuzeyinde bulunan Erba'da 23 Ocak 1970'de dünyaya gelen Torricelli'nin futbol hayatı pek çok erkek çocuğu gibi sokak aralarında topa vurarak başladı. Daha sonra amatör olarak futbol oynamaya devam eden İtalyan oyuncunun bu güzel oyundan para kazandığı yıl ise 1990. O tarihte Torricelli'nin transfer olduğu Caratese de amatör bir takımdı ama oyuncusunu part time olarak kullanıyordu ve para kazanması için de kendisini bir fabrikaya işçi olarak aldırmıştı.
1992 yılının Temmuz ayı ise Torricelli'nin sahada vermiş olduğu savaşı kazandığı için kariyeri açısından çok önemlidir. Juventus ile sezon başında oynanan hazırlık maçında Giovanni Trapattoni'yi kendine hayran bırakan 22 yaşındaki oyuncu artık fabrikada çalışan bir işçi değil profesyonel bir futbolcu olmuştu. Siyah beyazlıların 1993 yılında kazandığı UEFA Kupası'nda büyük pay sahibi olan İtalyan futbolcu 6 senelik Juventus kariyerine ayrıca 3 lig şampiyonluğu, 1 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 1 Süper Kupa, 1 Kıtalararası kupa, 1 İtalya Kupası ve 2 İtalya Süper Kupası sığdırmayı başardıktan sonra 1998 yılında Fiorentina'ya transfer oldu.
Moreno Torricelli, Floransa'da görev yaptığı yıllarda Fatih Terim'in de öğrencisi oldu. Gerek her maça çıktığı birbirinden değişik saç ve sakal stilleriyle gerekse Türkiye'nin de tarihinde ilk kez katılmış olduğu İngiltere'de düzenlenen Euro 96'da orta saha oyuncusu olmasına rağmen 9 numaralı forma ile mücadele etmiş olması İtalyan oyuncunun unutulmazlar listesindeki yerini perçinledi.
Calciopoli Skandalının Sonuçları
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
22:19
8 Kasım 2011 Salı
Etiketler:
Fiorentina,
Futbol,
Juventus,
Lazio,
Serie A
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

2006 yılında yaşanan Calciopoli skandalının ardından Juventus'un küme düşürülmesine kadar verilen ciddi cezalar başta İtalya olmak üzere bütün dünya futbol kamuoyunun gündemine bomba gibi düşmüştü. Ancak bugün sonuçlanan mahkemenin ardından İtalya'da aylarca konuşulacak gündemin ana maddesi belli oldu.
Hakemleri ayarlamak ve maçların skoruna doğrudan etki ettiği için skandalın baş aktörü olan Luciano Moggi, açıklanan mahkeme kararı uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi. Suçunu itiraf eden ancak bu tür olaylarda tek müdahilin kendisini olmadığını, İtalya ve dünyada pek çok kişinin maç skorlarına doğrudan veya dolaylı yollardan etki ettiğini açıklayan Moggi bütün iyi niyetine ve şeffaflığına rağmen yargılamayı yürüten hakim Teresa Casoria'yı olumlu yönde etkileyemedi ve bu mücadeleden mağlup ayrılmış oldu.
Fakat Calciopoli skandalından ötürü başı yanan tek isim Luciano Moggi değildi.
- Eski hakemlerden Paolo Bergamo 3 yıl hapis cezası,
- Pierluigi Pairetto 1 yıl 11 ay hapis cezası,
- Massimo De Santis 1 yıl 11 ay hapis cezası,
- Salvatore Racalbuto 1 yıl 8 ay hapis cezası,
- Paolo Bertini 1 yıl 5 ay hapis cezası,
- Claudio Puglisi 1 yıl hapis ve 20 bin euro para cezası,
- Stefano Titomanlio 1 yıl ve 20 bin euro para cezası,
- Lazio başkanı Claudio Lotito 1 yıl 3 ay hapis ve 25 bin euro para cezası,
- Fiorentina'nın sahipleri olan Diego Della Valle ve Andrea Della Valle 1 yıl 3 ay hapis ve 25'er bin euro para cezası,
- Eski Federasyon yöneticisi Innocenzo Mazzini 2 yıl 2 ay hapis cezası,
- Eski Juventus CEO'su Antonio Dattilo 1 yıl 5 ay hapis cezası,
- Reggina başkanı Pasquale Foti 1 yıl 6 ay hapis ve 30 bin euro para cezası,
- AC Milan eski yöneticisi Leonardo Meani 1 yıl hapis ve 20 bin euro para cezasına,
mahkum edilen isimler oldu. Moggi'nin avukatları karara itiraz ederken diğer isimlerin de temyiz yoluna başvurma ihtimali bir hayli yüksek.
Luca Toni Ehliyeti Kaptırdı
Gönderen
Nerazzurri
zaman:
15:42
1 Kasım 2011 Salı
Etiketler:
Futbolcular,
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız

Modena'da bir restaurantta arkadaşları ile birlikte yemek yedikten sonra mekadan ayrılan Luca Toni, polis kontrolüne takılınca zor anlar yaşadı. İtalya'da yasa gereği alkollü araç kullanmanın üst limiti 0.5 g/l fakat İtalyan futbolcunun polis çevirmesinde vücudundaki alkol oranı 0.6 g/l çıkınca golcü oyuncunun ehliyetine 3 ay el konuldu.
Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım ...
Serie A'da 9. Haftanın Önemli Maçları
INTER - JUVENTUS :

Yıllar sonra şampiyonluk için sağlam adımlar atan Juventus, Derby d’Italia'da Giuseppe Meazza'da Inter'e konuk oluyor.
Hafta içinde Juventus'a karşı psikolojik baskı kurmak isteyen Nerazzurrilerde başkan Massimo Moratti ve eski Juventus, yeni Inter teknik direktörü Ranieri, siyah beyazlıların bu sezon kazanmış olduğu ve aleyhinlerinde verilmeyen penaltı kararlarını irdeleyerek 8 puan gerisinde bulundukları Juventus'a ilk darbeyi böyle vurmak istediler.
Geçtiğimiz sezon Milano'da golsüz eşitlikle sonuçlanan Derby d'Italia'da Juventus, rakibinden 28 gol daha fazla atmış ve 38 maç daha fazla kazanmış durumda. Ranieri'nin ip ucu verdiği tek husus orta sahada yine 3 futbolcu ile oynayacağı. Muhtemel taktik 4-3-1-2 olacaktır. Inter'in lige havlu atmaması için kendi evinde oynayacağı bu maçtan kesinlikle 3 puanla ayrılmak zorunda.
FİORENTİNA - GENOA :

Sinisa Mihajloviç'in Floransa'daki geleceği özellikle her deplasman maçından sonra daha fazla tartışılıyor. Hafta içinde bu sefer deplasmanda Juventus'a mağlup olan Mor Menekşelerde yönetim kademesinin sabrının taştığı sıkça dile getirilmeye başlandı.
Sakatlık sürecini atlatarak Juventus maçında forma giyebilen Gilardino'nun en büyük koz olduğu Fiorentina'da yükü sırtlayacak bir diğer isim ise Stevan Jovetic. 2008-2009 sezonunda ligi 5. bitererek UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele etmeye hak kazanan Genoa'nın bu sezon da hedefi bir kez daha Avrupa kupalarında mücadele etmek.
Genoa kendine bu hedefi koymuş olabilir ama sanırım Artemio Franchi'de bu hakkından bir kez daha feragat etmek zorunda kalacak çünkü, misafir takımın deplasmanda Fiorentina'ya karşı tarihinde tek bir galibiyeti bile yok !
ROMA - AC MILAN :

Serie A'ya istikrarsız bir başlangıç yapan son şampiyon Milan, son haftalarda yavaş yavaş eski formunu yakalamaya başladı. Özellikle Lecce deplasmanında 3-0 geriden gelerek 4-3 kazanılan maçtan sonra müthiş bir motivasyon yakalayan Rossoneriler bu hafta 3 puan önde olduklar Roma'ya konuk oluyor.
Sezonun ilk derbisinde Roma'da son dakika golüyle ezeli rakibi Lazio'ya 2-1 mağlup olan sarı kırmızılılar için bu derbi en çok Luis Enrique'nın kariyeri açısından önem taşıyor. İspanyol teknik adam alınan başarısız sonuçlara rağmen her ne kadar takımımdan memnunum dese de taraftarların ve yöneticilerin Luis Enrique'den memnun olmadıkları aşikar.
Başkent ekibinde yaşanan sakatlık krizi Milan için en büyük avantaj. Totti, Rosi, Bogdan Lobont ve Simon Kjaer'in forma giyemeyeceği maçta Milan'da da Pato, Rino Gattuso, Flamini ve Luca Antonini forma giyemeyecek durumda ama Milano ekibi zaten uzun süredir bu isimlerden yoksun olduğu için herhangi bir sıkıntı yaşayamacaklardır çünkü bu duruma oldukça alışkınlar.
UDİNESE - PALERMO :

İtalya'da scout sistemini son yıllarda başarılı şekilde uygulayan ve bunun sonucu sahada elde etmeyi başaran Udinese, hiç kuşkusuz bu sezon İtalya'da sahaya yansıttıkları futbolla izleyenlere en çok zevk veren takımlardan biri. Lider Juventus'un 1 puan gerisinde 2. sırada yer alan siyah beyazlıların Stadio Friuli'de bu hafta konuğu sistem takımlardan olan Palermo.
Belki de Inter-Juventus ve Roma-Milan derbilerinden daha keyifli bir maç olacağına inandığım bu mücadelede, hafta içinde Napoli'ye 2-0 mağlup olarak yenilmezlik ünvanını kaptıran Udinese için çok önemli bir sınav. Genellikle uzun süre mağlubiyet yaşamayan takımlar, kaybedilen ilk 3 puanın ardından oynanan maça biraz demoralize olmuş şekilde çıkar.
Sakatlıktan kurtulan Miccoli ve son haftalarda Sicilya temsilcisi için önemli bir koz haline gelen Hernandez ile Pinilla, Palermo'nun en önemli kozları. Bu dünyada Palermo teknik direktörü olmak dünyanın en zor işlerinden biridir çünkü başınızda Maurizio Zamparini gibi enteresan bir başkan vardır ve sizden her hafta rapor alır. Başkanın hoşuna gitmediği için ligin başlamasına 10 gün kala takımın başına geçen Devis Mangia, kendisine gelen ultimatomun ardından klasik 4-4-2'den 4-3-1-2'ye geçmek zorunda kaldı. Gerçi 4-3-1-2 de 4-4-2'nin bir versiyonu olduğu için taktik anlamda Palermo'da çok fazla bir şey değişmedi ama bunun psikolojik sonuçları elbette olacaktır.
Bir zamanlar Palermo'da görev yapan ve başkan Zamparini ile anlaşamadığı için yollarını ayırmak zorunda kalan Udinese teknik direktörü Francesco Guidolin, bu durumu en iyi bilen isimlerden ve avantajını muhakkak kullanacaktır. Di Natele gibi muhteşem bir golcüye sahip olan Udinese'nin bu maçtaki bir diğer avantajı da Palermo'nun kendilerine karşı Fruli'de 2007 yılının Mayıs ayından beri galibiyet elde edememesi. Ancak Sicilya temsilcisi Udinese'ye karşı her maçta gol atma başarısını gösterdiği için ben bu maçın bol gollü geçeceğine inanıyorum.

Yıllar sonra şampiyonluk için sağlam adımlar atan Juventus, Derby d’Italia'da Giuseppe Meazza'da Inter'e konuk oluyor.
Hafta içinde Juventus'a karşı psikolojik baskı kurmak isteyen Nerazzurrilerde başkan Massimo Moratti ve eski Juventus, yeni Inter teknik direktörü Ranieri, siyah beyazlıların bu sezon kazanmış olduğu ve aleyhinlerinde verilmeyen penaltı kararlarını irdeleyerek 8 puan gerisinde bulundukları Juventus'a ilk darbeyi böyle vurmak istediler.
Geçtiğimiz sezon Milano'da golsüz eşitlikle sonuçlanan Derby d'Italia'da Juventus, rakibinden 28 gol daha fazla atmış ve 38 maç daha fazla kazanmış durumda. Ranieri'nin ip ucu verdiği tek husus orta sahada yine 3 futbolcu ile oynayacağı. Muhtemel taktik 4-3-1-2 olacaktır. Inter'in lige havlu atmaması için kendi evinde oynayacağı bu maçtan kesinlikle 3 puanla ayrılmak zorunda.
FİORENTİNA - GENOA :

Sinisa Mihajloviç'in Floransa'daki geleceği özellikle her deplasman maçından sonra daha fazla tartışılıyor. Hafta içinde bu sefer deplasmanda Juventus'a mağlup olan Mor Menekşelerde yönetim kademesinin sabrının taştığı sıkça dile getirilmeye başlandı.
Sakatlık sürecini atlatarak Juventus maçında forma giyebilen Gilardino'nun en büyük koz olduğu Fiorentina'da yükü sırtlayacak bir diğer isim ise Stevan Jovetic. 2008-2009 sezonunda ligi 5. bitererek UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele etmeye hak kazanan Genoa'nın bu sezon da hedefi bir kez daha Avrupa kupalarında mücadele etmek.
Genoa kendine bu hedefi koymuş olabilir ama sanırım Artemio Franchi'de bu hakkından bir kez daha feragat etmek zorunda kalacak çünkü, misafir takımın deplasmanda Fiorentina'ya karşı tarihinde tek bir galibiyeti bile yok !
ROMA - AC MILAN :

Serie A'ya istikrarsız bir başlangıç yapan son şampiyon Milan, son haftalarda yavaş yavaş eski formunu yakalamaya başladı. Özellikle Lecce deplasmanında 3-0 geriden gelerek 4-3 kazanılan maçtan sonra müthiş bir motivasyon yakalayan Rossoneriler bu hafta 3 puan önde olduklar Roma'ya konuk oluyor.
Sezonun ilk derbisinde Roma'da son dakika golüyle ezeli rakibi Lazio'ya 2-1 mağlup olan sarı kırmızılılar için bu derbi en çok Luis Enrique'nın kariyeri açısından önem taşıyor. İspanyol teknik adam alınan başarısız sonuçlara rağmen her ne kadar takımımdan memnunum dese de taraftarların ve yöneticilerin Luis Enrique'den memnun olmadıkları aşikar.
Başkent ekibinde yaşanan sakatlık krizi Milan için en büyük avantaj. Totti, Rosi, Bogdan Lobont ve Simon Kjaer'in forma giyemeyeceği maçta Milan'da da Pato, Rino Gattuso, Flamini ve Luca Antonini forma giyemeyecek durumda ama Milano ekibi zaten uzun süredir bu isimlerden yoksun olduğu için herhangi bir sıkıntı yaşayamacaklardır çünkü bu duruma oldukça alışkınlar.
UDİNESE - PALERMO :

İtalya'da scout sistemini son yıllarda başarılı şekilde uygulayan ve bunun sonucu sahada elde etmeyi başaran Udinese, hiç kuşkusuz bu sezon İtalya'da sahaya yansıttıkları futbolla izleyenlere en çok zevk veren takımlardan biri. Lider Juventus'un 1 puan gerisinde 2. sırada yer alan siyah beyazlıların Stadio Friuli'de bu hafta konuğu sistem takımlardan olan Palermo.
Belki de Inter-Juventus ve Roma-Milan derbilerinden daha keyifli bir maç olacağına inandığım bu mücadelede, hafta içinde Napoli'ye 2-0 mağlup olarak yenilmezlik ünvanını kaptıran Udinese için çok önemli bir sınav. Genellikle uzun süre mağlubiyet yaşamayan takımlar, kaybedilen ilk 3 puanın ardından oynanan maça biraz demoralize olmuş şekilde çıkar.
Sakatlıktan kurtulan Miccoli ve son haftalarda Sicilya temsilcisi için önemli bir koz haline gelen Hernandez ile Pinilla, Palermo'nun en önemli kozları. Bu dünyada Palermo teknik direktörü olmak dünyanın en zor işlerinden biridir çünkü başınızda Maurizio Zamparini gibi enteresan bir başkan vardır ve sizden her hafta rapor alır. Başkanın hoşuna gitmediği için ligin başlamasına 10 gün kala takımın başına geçen Devis Mangia, kendisine gelen ultimatomun ardından klasik 4-4-2'den 4-3-1-2'ye geçmek zorunda kaldı. Gerçi 4-3-1-2 de 4-4-2'nin bir versiyonu olduğu için taktik anlamda Palermo'da çok fazla bir şey değişmedi ama bunun psikolojik sonuçları elbette olacaktır.
Bir zamanlar Palermo'da görev yapan ve başkan Zamparini ile anlaşamadığı için yollarını ayırmak zorunda kalan Udinese teknik direktörü Francesco Guidolin, bu durumu en iyi bilen isimlerden ve avantajını muhakkak kullanacaktır. Di Natele gibi muhteşem bir golcüye sahip olan Udinese'nin bu maçtaki bir diğer avantajı da Palermo'nun kendilerine karşı Fruli'de 2007 yılının Mayıs ayından beri galibiyet elde edememesi. Ancak Sicilya temsilcisi Udinese'ye karşı her maçta gol atma başarısını gösterdiği için ben bu maçın bol gollü geçeceğine inanıyorum.
Kutsal Görev
Gönderen
kutay
zaman:
07:38
25 Ekim 2011 Salı
Etiketler:
del piero,
Juventus
0
Yorum var / Yorumlamak için buraya tıklayınız
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























